YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7176
KARAR NO : 2010/7278
KARAR TARİHİ : 28.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı iş sahibi tarafından sözleşmede yer alan cezai şartın tahsili istemi ile açılan davada davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme kararı davacı vekiline 09.10.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dileçesi ise HUMK’nın 432. maddesinin 1. fıkrası hükmünde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra davacı vekili tarafından 10.11.2009 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazına gelince;
Davada 51.519,60 TL’nin tahsili talep edilmiş, dava tümden reddedilmiştir. Davalı vekili 14.10.2008 tarihli dilekçe ile davaya karşı diyeceklerini bildirmiş, ekinde davalıdan aldığı 22.07.2008 tarihli vekâletnamesini ibraz etmiştir. Mahkemece davalı vekili olarak Avukat …’in duruşmalara kabulüne karar verildiğinden ve davalı vekili davaya cevap vermekle davalı avukatlık ücretine hak kazandığından karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca dava değeri üzerinden nisbi olarak hesaplanan 5.521,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tarifenin birinci kısım, birinci bölümünde yer alan ve yazılı danışma için düzenlenen 250,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrası 3. bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına yerine “Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.521,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvuru harcının istek halinde temyiz eden davacıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.