Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/7398 E. 2010/763 K. 12.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7398
KARAR NO : 2010/763
KARAR TARİHİ : 12.02.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Elektrik Aboneliği Pano ve Sondaj kuyusu yapımından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı 2007 yılında bir kısım işlerin yaptırıldığını, bedelinin de ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yazılı delille kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Kural olarak eser sözleşmelerinde, yüklenici eseri tekniğine ve anlaşmaya uygun imal ederek teslim ettiğini, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda davacı, 15.10.2008 tarihli faturaya dayanarak alacak isteminde bulunmuştur. Davalı ise duruşmada verdiği imzalı beyanında, 2007 yılında davacıyla akdî ilişkisi olduğunu kabul etmiş, mahkemenin HUMK’nın 289. maddesi hükmünü hatırlatmasından sonra tanık dinlenmesine muvafakat ettiğini bildirmiştir. Mahkemece dinlenen davacı tanık,2007 yılının 12. ayında davalıya ait taşınmazda dalgıç pompa panosu yapıldığını, direk dikilerek hat çekildiğini söylemiştir. Dosyaya giren Ödemiş Elektrik İşletme Müdürlüğü’nün cevabına ekli belgelerden abone işlemlerinin davalı adına, davacı tarafından yaptırıldığı görülmüştür. Bu durumda, taraflar arasında akdî ilişkinin 2007 yılının sonunda kurulduğu sabit olduğundan BK’nın 366. madde uyarınca 2007 yılı 12. ayı itibariyle oluşan piyasa fiyatlarına göre davacı faturasında yer alan imalâtlar bedeli, gerektiğinde mahallinde keşif yaptırılmak suretiyle bilirkişiye hesaplatılmalı, davalının kanıtlayabildiği ödemelerin mahsubuyla sonucuna uygun hükme varılmalıdır. Bu husus üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.