YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7485
KARAR NO : 2010/1031
KARAR TARİHİ : 22.02.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibince davalı yüklenicinin imâlini üstlendiği toz-talaş toplama sisteminin ayıplı yapıldığı iddiasıyla ayıpların giderilme bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vâki itiraz üzerine itirazın iptâli ve takibin devamı talep edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 29.01.2003 tarihli sözleşme düzenlenmiş, bu sözleşmeyle davacı iş sahibinin fabrikasına davalı yanca toz ve talaş toplama sisteminin imal ve montajı kararlaştırılmıştır. İşin 15.02.2003 tarihinde teslimi konusunda çekişme bulunmamaktadır. İşin tesliminden sonra iş sahibince 27.04.2004 tarihinde Kartal 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2004/46 D.iş sayılı dosyasında yapılan işlerde ayıp bulunup bulunmadığının tespiti ile şayet ayıp varsa bunun giderilme maliyetinin tespiti istenmiş, bilirkişi Makine Mühendisi Haydar Şahin tarafından düzenlenen 10.05.2004 günlü raporda davacıya teslim edilen imalâtın ayıplı olduğu ve giderilme bedelinin de 2.124,00 TL tuttuğu belirlenmiştir. Anılan rapor, 31.04.2004 tarihinde tespit yaptıran davacı iş sahibi vekiline tebliğ edilmiş, ancak tespit hasımsız talep edildiğinden davalı yüklenici yana tebligat yapılmamıştır. Davacı iş sahibinin raporu tebellüğ ettikten takriben beş ay sonra 28.09.2004 tarihinde davalı yükleniciye noter kanalıyla ihtarname göndererek eksik ve hatalı işlerin giderilme bedellerinin ödenmesini istemiş, fakat istenen bedelin ödenmemesi üzerine icra takibine geçilmiş, itiraz üzerine de işbu dava açılmıştır.
BK’nın 359/I. maddesi gereğince açık ayıplarda, imal olunan şeyin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz o şeyi muayene ve kusurları varsa bunları yükleniciye bildirmeye mecburdur. Gizli ayıplarda ise, BK’nın 362/III. maddesi uyarınca yapılan şeydeki kusur, sonradan meydana çıkarsa, iş sahibi, vakıf olur olmaz keyfiyeti yükleniciye haber vermek zorundadır. Aksi takdirde BK’nın 362/I. maddesi hükmünde öngörüldüğü gibi yapılan şey kabul edilmiş ve bu suretle de yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulmuş sayılır. Yargılama sırasında her ne kadar, imalâttaki mevcut ayıpların açık mı, gizli mi olduğu belirlenmemiş ise de, az yukarıdaki paragrafta izah edildiği üzere davacı iş sahibince eserin ayıplı olduğu tespit edildikten sonra bu husus ne BK’nın 359, ne de BK’nın 362. maddede öngörülen sürelerde yükleniciye ihbar edilmediğinden iş sahibi eseri olduğu şekliyle kabul etmiş ve yükleniciyi de sorumluluktan kurtarmış sayılır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, davanın reddi yerine eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen kabule karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.