YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1101
KARAR NO : 2010/2193
KARAR TARİHİ : 14.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, taşeron alacağının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyan mahkemece davanın davalı … yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar bakımından reddine karar verilmiş, verilen karar davacı ile davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen ilk karar, davacı vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizce akdî ilişkinin davacı ile davalı … arasında kurulduğu belirtildikten sonra davacı alacağının, davacının teklif mektubunda belirtilen işler için mektuptaki fiyatlar teklif mektubunda yer almayan imalâtlar için ise yapıldıkları tarihteki mahalli rayiçlerden hesaplanması gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak, alınan bilirkişiler kurulu raporu doğrultusunda yeniden kurulan hükümde, 38.651,11 TL’nin davalı …’dan tahsiline, diğer davalılar hakkında verilen önceki kararın kesinleştiğinden bahisle 4.265,11 TL vekâlet ücretinin davalı …’dan alınarak davacıya, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.403,77 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Oysa, … dışındaki davalılar ile davacı arasında akdî ilişki bulunmadığından bu davalılar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/III. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tüm davalılar için nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, davacı alacağının hesaplanma yöntemi yukarıda belirtildiği üzere bozma ilâmında açıklanmış olup, mahkemece hükme esas alınan rapor, belirtilen esaslara uygun hesaplamayı içermemektedir. Bu nedenle mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınarak teklif mektubunda yer alan imalâtlar bakımından mektupta yer alan fiyatlar, teklif mektubunda yer almayan imalâtlar bakımından ise 2002 yılı mahalli rayiç fiyatlarından hesaplama yaptırılıp imalâttaki eksik ve kusurlu işler varsa onlar da dikkate alınarak ve davalı yanca yapılan ödeme miktarı olan 43.495,00 TL düşülmesi ile kalan miktara hükmedilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı ile davalı …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı ile davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı ile davalı …’na geri verilmesine, 14.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.