YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1113
KARAR NO : 2010/2356
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kumaş imalâtından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, sipariş konusundan fazla mal teslim edildiği gibi teslim edilenlerin siparişe uygun olmaması nedeniyle boyama işlemi için fazladan nakliye masrafı ödediklerini, ayrıca fire oranının yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan sipariş kabul sözleşmesinde üretimi kararlaştırılan dantellerin miktarları belirtilmiş, bilahare bu miktarların yanına el yazısıyla yeniden belirlenen termin miktarları gösterilmiş ise de yapılan bu değişiklik taraflarca imzalanıp onaylanmadığı gibi davacı tarafından kabul edilmemiştir. Esasen davalı gerek cevap dilekçesinde gerekse davacıya gönderdiği 28.05.2007 tarihli ihtarında sipariş tutarından toplam 41 kg fazla imalât yapıldığından iade faturası düzenlediğini, ayrıca fire oranından ve boyama nedeniyle nakliye bedelinden alacaklı olduğunu bildirmiştir. Ancak 41 kg fazlalığın davacıya teslim edildiğine dair bir kanıt sunmamıştır. Davacı da teslim edilmediğini bildirmiştir. Bu durumda sözleşmenin termin revizesi kabul edilmediğinden ve davalı da 41 kg dışında fazla imalâttan sözetmediğinden, davacı 09.06.2009 tarihli bilirkişi raporuna karşı verdiği 16.06.2009 tarihli dilekçesinde, davalının 4.518,53 TL ödemeye mahkum edilmesini istediğinden bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken dayanağı gösterilmeden revize edilen rakama göre yapılan hesaplama üzerinden davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
3-Davalının temyiz itirazlarına gelince; yargılamanın 18.09.2008 tarihli celsesinde 100,00 TL bilirkişi ücreti ile 87,00 TL mahkeme yolluğunun davalı tarafından ödenmesine karar verilmiş, 24.09.2008 gün ve 03261 nolu makbuz ile davalı vekilince ödenmiş olduğu halde mahkeme masrafları dökümünde bu ödemeye yer verilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Yine mahkemece davalının %40 oranında inkâr tazminatıyla sorumlu tutulmasına karar verilmiş ise de takibe konu alacak yargılamayı gerektirdiğinden davalı itirazında haksız kabul edilemez. Bu nedenle davacının inkâr tazminatı isteminin reddine, yargılama giderlerinin taraflarca yapılan ödemelere göre paylaştırılmasına hüküm kurulmak üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacı, 3. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.