YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1306
KARAR NO : 2011/3234
KARAR TARİHİ : 01.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen icra takibine vâki itirazın iptâline ilişkindir.
Davalı reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, GSM Altyapı İşleri ve Hizmetine dair sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davaya dayanak takipte ödemelerin mahsubuyla kalan 56.847,00 TL iş bedelinin işlemiş faiziyle birlikte tahsili istenmiştir. Davalı, eksik bırakılan imalâtın bedeliyle işin yapımı sırasında davacının … A.Ş.’nin kablolarına verdiği zarar bedelini de aleyhlerine dava açılması nedeniyle ödemek zorunda kaldıklarını belirterek bunun diğer ödemelerle birlikte yüklenici alacağından mahsup edildiğinde borçlarının kalmayacağını savunmaktadır. Gerçekten davalı tarafından verilen zarar karşılığı 1.431,43 TL ödeme yapıldığı dosya kapsamıyla sabittir. Yine, bilirkişi incelemesiyle davacının, davalı namına yaptığı 4.500,00 TL ödeme de davalı
tarafından benimsenerek defterlerine kayıtlı olduğu saptanmıştır. Bilirkişi raporuyla davalı defterlerinde 09.06.2005 tarihli toplam 98.214,44 TL iki adet faturanın ve nam’a yapılan ödemenin kayıtlı olduğu, böylece davacının 102.713,79 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Esasen bu husus uyuşmazlık konusu da değildir. Ne var ki, bilirkişiler davalı defterlerinde kayıtlı eksik iş faturasıyla ödeme kayıtlarına göre bu alacağın tamamının ödendiğini belirtmiş ise de işin eksik bırakıldığı davalı tarafından kanıtlanamadığı gibi faturalar defterlere kaydedilerek benimsenmiştir. Ayrıca defterde yapılan ödeme kayıtlarının dayanağı belgeler de bulunmadığından davacının kabulünde olan 76.782,20 TL dışındaki ödemeyi davalının kanıtladığı kabul edilemez. Ancak davalı, delil listesinde “sair her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından, mahkemece yapılması gereken iş, ödeme konusunda davacıya yemin teklifine hakkı olduğu usulen davalıya hatırlatılmalı, sonucuna göre 102.714,44 TL davacı alacağından kanıtlanan ve davacının kabulündeki ödemeyle 1.431,43 TL’nin mahsubu yapılmalı, varsa kalan miktar üzerinden takibin devamına, alacağın kalmadığı anlaşılırsa şimdiki gibi davanın reddine karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.