Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1326 E. 2011/3304 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1326
KARAR NO : 2011/3304
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine, takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının takip konusu 282.420,00 TL asıl alacak üzerinden itirazının iptâline, takipten itibaren asıl alacağa yıllık %29’u aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Davacı şirket tarafından, davalı hakkında, Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/7706 takip sayılı dosyası üzerinden adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde; 282.420,00 TL’nin davalıdan tahsili istenmiş, davalı tarafça süresinde yapılan itiraz sonucu takip durmuş ve takip konusu miktarda dava değeri gösterilerek, itirazın iptâli davası açılmış ve takip konusu asıl alacağa davalının itirazının iptâline karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece, dava tamamen kabul edildiği halde, “davanın kısmen kabulüne” şeklinde hüküm kurulmuş ve davalı yararına 575,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Davacının, icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiş ise de; icra inkâr tazminatının tahsili istenirken başvuru harcı yatırılmamıştır, kaldı ki İİK’nın 67. maddesi hükmünde öngörülen koşulların oluşması halinde, dava konusu yapılmasa da, davacı yararına %40 oranından az olmamak üzere mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir. Bu sebeple icra inkâr tazminatı dava konusu olmadığı halde mahkemece, “davanın kısmen kabulüne” şeklinde kararın hüküm fıkrasının oluşturulması doğru olmadığı gibi; reddedilen dava kısmı bulunmadığı halde davalı yararına 575,00 TL vekâlet ücretinin takdiri de yanlış olmuştur. Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de; mahkemece, düşülen yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle, kararın hüküm fıkrasının “Davanın kısmen kabulüne” içerikli birinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “Davanın kabulüne” cümlesinin yazılmasına ve ayrıca hüküm fıkrasının “Davanın reddedilen kısmı için davada kendini vekille temsil ettiren davalı yararına 575,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” içerikli 9. paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 12.963,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.