Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1412 E. 2011/3266 K. 02.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1412
KARAR NO : 2011/3266
KARAR TARİHİ : 02.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalı … İnş.San ve Tic.Ltd.Şti. vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, cezai şart, gecikme tazminatı ve eksik işlerin giderilme bedelinin tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davalı … yönünden davanın reddine, davacı arsa sahibi tarafından dava konusu yapılan cezai şartın davalı şirketten tahsiline, davacı arsa sahibinin diğer istemlerinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici şirketin tüm, davacı arsa sahibi mirasçısı …’ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan 07.05.1998 tarihli … Noterliği’ne ait düzenleme şeklindeki daire karşılığı inşaat sözleşmesi arsa sahibi olarak …, yüklenici olarak da şirket temsilcisi … tarafından imzalanmıştır. Arsa sahibi …’ın dosyadaki veraset belgesine göre 17.01.2002 tarihinde vefat ettiği, tek mirasçının … olduğu belirlenmiştir. Davaya dayanak yapılan 07.05.1998 tarihli düzenleme şeklinde daire karşılığı inşaat sözleşmesi tarafların fesih konusunda iradelerin birleşmesi dışında ancak mahkeme kararıyla feshedilebilir.
Somut olayda; mahkemece verilmiş fesih kararı bulunmadığı gibi yüklenici şirket vekili davacı tarafın fesih iddiasına itirazda bulunmuş olduğundan, taraf iradeleri fesih konusunda da uyuşmamıştır. Ayrıca davacı vekili 25.06.2003 günlü oturumda, 07.05.1998 tarihli sözleşmenin yürürlükte olduğunu, davaların sözleşmeden kaynaklanan haklara ilişkin bulunduğunu açıklamıştır. Bu durumda 07.05.1998 tarihli daire karşılığı inşaat sözleşmesi geçerli olduğu halde, mahkemece sözleşmenin feshedildiği kabul edilerek değerlendirme yapılması ve hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacı taraf cezai şart dışında gecikme tazminatı isteminde de bulunmuştur. Sözleşmede cezai şart yanında ayrıca gecikme tazminatı ödeneceğine ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda cezai şart ile gecikme tazminatının hangisi daha fazla ise onun karar altına alınması gerekir. Bilirkişi raporlarında gecikme tazminatı 5.484,00 TL, cezai şart miktarı ise 13.350,00 TL olarak hesaplandığına göre, mahkemece istekle bağlı kalınarak cezai şartın tahsiline karar verilmesi, gecikme tazminatı isteminin ise reddedilmesi gerekçesi yanlış ise de, sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.
3-Davacı taraf eksik işlerin giderilme bedeli isteminde de bulunmuştur. Taraflar arasında 07.05.1998 tarihli sözleşme geçerli bulunduğuna ve feshedilmediğine göre, davacı arsa sahibi mirasçısının eksik işlerin giderilme bedeli hakkındaki isteminin, bilirkişi raporu doğrultusunda değerlendirilip karar altına alınması gerekirken, sözleşmenin arsa sahibi tarafından feshedilmiş olduğu gerekçesiyle bu istemin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
4-Davalı … aleyhine açılan dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmiştir. Bu durumda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesi uyarınca davalı … yararına 575,00 TL maktu vekâlet ücretinin karar altına alınması gerekirken, nisbî vekâlet ücretinin hesaplanıp, davacının bu miktarla sorumlu tutulması da yanlış olmuştur.
Yapılacak iş; sözleşmenin feshdedilmemiş olması da dikkate alınarak, davacı tarafın eksik işlerin giderilme bedeli istemi hakkında da bilirkişi raporları değerlendirilerek hüküm kurulmasından, davalı … yönünden, dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğinden, davacının maktu vekâlet ücretiyle sorumlu tutulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici şirketin tüm, davacı arsa sahibi mirasçısının sair temyiz itirazlarının reddine, 3. ve 4. bentler uyarınca kararın arsa sahibi mirasçısı … yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı şirketten alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı arsa sahibi mirasçısı …’a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 70,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı GMP İnş.San ve Tic.Ltd.Şti.’den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.