YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1439
KARAR NO : 2010/3113
KARAR TARİHİ : 01.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince gecikme tazminatı alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Kesinleşen Erbaa Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/262 Esas 2002/86 Karar sayılı dosyasında davacı arsa sahiplerinin davalı yüklenici aleyhine açtıkları davada 13.06.1999 tarihine kadar gecikme tazminatına hükmedilmiş ise de, eldeki davada 30.07.1999 tarihinden itibaren kira bedellerinin ödenmediği ileri sürülerek, takip dosyasında 09.05.2003 takip tarihine kadar gecikme tazminatı talep isteminde bulunulduğu ve dava itirazın iptâli davası olarak açıldığından davacılara teslim edilmeyen 2 ön, 1 arka ve 1 teras dairenin taleple bağlı kalınarak 30.07.1999 tarihinden 09.05.2003 icra takip tarihine kadar isteyebilecekleri gecikme tazminatının hesaplattırılıp bulunacak bu miktardan 01.04.2004 tarihli tutanakla tahsil eden 2.600,00 TL mahsup edilerek davanın sonuçlandırılması gerekirken, gecikme tazminatını 13.06.1999’dan teslim tarihlerine kadar hesap eden bilirkişi raporuna itibar edilerek dönem itibariyle talep aşılarak kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Yine talep edilen gecikme tazminatı alacakları yönünden takipten önce davalı yüklenici usulüne uygun ihtarla temerrüde düşürülmediği ve sözleşmede gecikme tazminatlarıyla ilgili kesin vade bulunmadığından işlemiş faiz talebinin reddi yerine kısmen kabulü ile alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporlarıyla saptanmış olup alacak likit ve borçlu itirazında tamamen haksız olmadığından icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.