Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1716 E. 2010/3077 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1716
KARAR NO : 2010/3077
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 19.02.1992 tarihli sözleşmeye dayalı olarak fesih, gecikme cezası, ecrimisil, müdahalenin men’i ve alacak istemiyle açılmış, bilahare fesih isteminden feragat edilmiştir.
Davalı, yüklenici kooperatifin proje dışı imalâtı nedeniyle iskân alınamadığını, zamanaşımı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bir kısım davalılar ise daireyi satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece cezai şart isteminin kabulüne fazla istemin reddine dair verilen karar, davacı ile davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan 19.02.1992 tarihli sözleşmede, yüklenici … 5 adet bodrum dairesinin 8 ay içerisinde iskân ruhsatını almayı, gecikme halinde cezai şart ödemeyi taahhüt etmiştir. Belediyenin 12.01.1995 tarihli yazısında tadilat projelerinin uygun bulunmadığı, ruhsatın yenilenmesinin de mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu haliyle sözleşme konusunun yasal olarak ifasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki haricen düzenlendiğinden ve sözleşmede ifa ile sonuçlandırılmadığından anılan bağımsız bölümlerin yükleniciye verilebileceğinden de söz edilemez. Bu nedenlerle davacının sözleşmeye dayalı ecrimisil, gecikme tazminatı ve diğer alacak istemlerinin reddine, men’i müdahale isteminin kabulüne karar verilmelidir. Hukuki değerlendirmeyle yanılgıya düşülerek kısmen kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı …’nin diğer temyiz itirazlarına gelince, davalı yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiği ve bir kısım davacı alacağının reddine karar verildiği halde reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi de doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı, 3. bent gereğince davalı … yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.