Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1828 E. 2010/2980 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1828
KARAR NO : 2010/2980
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı, davalılar arasında imzalanan 27.11.2001 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca inşaatların teknik denetim ve kontrol yükümlülüğünü noksansız yerine getirmesine karşın sözleşmede kararlaştırılan dairenin tapusunun verilmediğini, öncelikle 14 parsel üzerindeki binanın sonuncu katının tapusunun iptâli ile adına tesciline, olmadığı takdirde şimdilik kaydıyla 50.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalılardan arsa sahibi, davacının dayandığı inşaat yapım sözleşmesinin feshedilerek yeni bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre de sorumluluğun diğer davalı yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı yüklenici, cevap vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. Mahkemece davacının edimini kısmen de olsa yerine getirdiğinden bahisle davanın kabulüyle 14 parselde kayıtlı 3. kat 4 nolu bağımsız bölümün … adına olan tapusunun iptâli ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karar, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar arasında düzenlenen 27.11.2001 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nin üçüncü sayfasında, müteahhit …’in inşaatların teknik denetim ve kontrolü karşılığı mimar …’e 14 parsel üzerinde yapılacak binanın sonuncu katını vereceği, bu bağımsız bölümün tapusunun 15 ve 16 parseller üzerine yapılacak inşaatın kabası bittiği zaman devrinin yapılması kabul edilmiştir. Sözleşmede davacı imzası bulunmayıp, davalılar arasında düzenlenmiştir. Sözleşmeden doğan hak ve borçlar ancak onun taraflarına karşı ileri sürülebilir.
Satış vaadi niteliğinde bulunan sözleşmede davacı yeralmadığından sözleşmenin hukuken bağlayıcılığından sözedilmez. Nevar ki, davacı kısmen de olsa davalılar yararına inşaatın kaba kısmının kontrol görevini ifa etmiş ise bedelini istemekte haklı kabul edilmelidir. Mahkemece inşaatın kaba kısmının kontrol işleminin davacı tarafından yapılıp yapılmadığı incelenmeden inşaatın kabasının bittiğine dair bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hükme varılmıştır. Oysa yapılması gereken iş, davacının sözleşmede kararlaştırılan inşaatın kabasının bitimine kadar olan dönemde davacının kontrol ve teknik denetim hizmetini ifa edip etmediğini araştırmak, ifa ettiğinin anlaşılması durumunda sebepsiz zenginleşme hükümlerince yapıldığı tarihteki rayiçlere göre hakettiği bedeli saptamak ve bunu hüküm altına almaktan ibarettir.
Bu husus üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davacının tapu iptâl ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 26.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.