Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1925 E. 2011/1861 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1925
KARAR NO : 2011/1861
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili, davacının maliki bulunduğu 26 TH 935 plaka sayılı, 2006 model Hyundai … marka otomobilinin karıştığı kaza sonucu hasarlandığını, 17.12.2007 tarihinde onarım için davalıya aracın teslim olunduğunu, davalı tarafından 01.03.2008 tarihinde aracın onarılarak davacıya teslim edildiğini ve iş bedeline mahsuben 6.265,00 TL tutarında davalıya ödeme yapıldığını; ancak, onarımın ayıplı yapıldığını, bilirkişi incelemesi sonucu 6.453.00 TL harcama ile yeniden onarılabileceğini ileri sürerek, 6.453,00 TL yeniden onarım masrafı ile 7.000,00 TL değer kaybı sonucu oluşan zararın giderilebilmesi için maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacıya ait yukarıda belirtilen otomobilin karıştığı trafik kazası sonucu hasarlanması sebebiyle 17.12.2007 tarihinde davalı şirkete onarım için teslim edildiği, aynı tarihte düzenlenen “iş emri kabul formu” başlıklı belge kapsamından anlaşıldığı gibi; bu husus tarafların da kabulündedir. Yanlar arasında kurulan akdî ilişki, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere; niteliğince, bir eser sözleşmesidir. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir.
Davacı, onarımın kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğunu ileri sürmektedir. Eskişehir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/70 D. iş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan inceleme sonucu sunulan 17.03.2008 tarihli ve ayrıca mahkemece yaptırılan inceleme sonucu sunulan 30.07.2009 tarihli teknik bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalı yüklenici tarafından yapılan onarımın kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu sonucuna varılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 360/I. maddesi gereğince, yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa, iş sahibi, bu eseri ya da yapılan işi kabulden kaçınabilir. Borçlar Kanunu’nun 360/II. maddesi hükmü gereğince
de, eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık az yukarıda açıklanan ölçüde önemli değilse, iş sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında ücreti indirebilir; eğer kusurların giderilmesi büyük harcalamaları gerektirmiyorsa, iş sahibi onarımın yapılması masraflarını talep edebilir. İş sahibinin, eserin ayıplı olması sebebiyle Borçlar Kanunu’nun 360. maddesinde gösterilen haklardan hangisini kullanabileceği, mahkemece takdir olunur. Somut olayda da mahkemece, davalı tarafından yapılan işin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğunun kabulü ile iş bedelinin iadesine karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafından keşide olunan faturada gösterilen 6.432,46 TL tutarındaki iş bedelinin sadece 6.265,00 TL’nin davalıya ödendiği dava dilekçesinde açıklandığı halde; mahkemece, faturada gösterilen bedelin tamanının davacıya iadesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, iş bedelinin davacı iş sahibine iadesine karar verildiği halde; Borçlar Kanunu’nun 61 ve izleyen maddeleri ile “haksız iktisap” kuralları uyarınca, davalı tarafından yapılan işte kullanılan parçaların davalıya geri verilmesine karar verilmemiş olması da bozma nedenidir. O halde, davalı tarafından keşide olunan 24.01.2008 tarih ve …, … sıra numaralı faturalarda gösterilen parçaların da davalıya iadesine karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.