YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2009
KARAR NO : 2011/1908
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, araç tamiri karşılığı yapılan ödemenin istirdadı istemiyle girişilen takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, aracı tamir ettiğini, yapılan ödemenin de tamir karşılığı alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında davacıya ait aracın tamiri konusunda sözlü anlaşmanın varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık tamirin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı konusundadır. Davalı, aracın tamir işlemlerini yaptığını, sadece kaporta ve boya işlemi için başka bir servise götürüldüğünü belirtmiş, yaptığı onarımlara ilişkin listeyi eklemiştir. Davacı ise, dava dilekçesinde işin yarım bırakıldığını, kalan işlerin başka servise yaptırıldığını, bu nedenle ödemenin tamamının iadesini istemiştir. Kural olarak eser sözleşmesinin tasfiye ile sona erdirildiği veya feshedildiği kanıtlanmadığı sürece işin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Kuşkusuz bu kuralın aksi kanıtlanabilir ise de davacı da bir kısım imalâtın davalı tarafından yapıldığını az yukarıda değinilen dava dilekçesindeki beyanı ile kabul etmiş, sözleşmeyi feshettiğini de kanıtlayamamıştır. Ancak araçta ne miktarda tamir işlerinin yapıldığı dosyadan anlaşılamamaktadır. Açıklanan bu durum karşısında işin tamamının başkası tarafından yapıldığının kabulü doğru olmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, uzman bilirkişi aracılığıyla tarafların sundukları tamire ilişkin listeler ve tanık beyanları gözetilerek araç üzerinde inceleme yapıldıktan sonra davalı imalâtının BK’nın 366. maddesi hükmü gereği, yapıldığı tarih itibariyle oluşan piyasa fiyatlarına göre bedelini hesaplatmak, uyuşmazlık konusu bulunmayan ödemenin mahsubu ile varsa fazla ödemenin, davalının BK. 101. md. uyarınca temerrüde düşürülüp düşürülmediği de araştırıldıktan sonra saptanan temerrüt tarihine göre faiziyle hüküm altına almaktan ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile istemin aynen kabulü usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.