YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2321
KARAR NO : 2011/2156
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacı yüklenicilere isabet eden bağımsız bölümün devri sırasında konulan ipotek nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ve bu yolda yapılan icra takibinin iptâli istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili davasında, 07.08.1995 tarih 17301 yevmiye nolu kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile davalıya ait arsa üzerinde inşaat yapımını üstlendiğini, %50 oranına göre paylaşım kararlaştırıldığını, inşaatı tamamlayıp davalıya ait bağımsız bölümleri teslim ettiğini, arsa sahibinden tapu devri istediğinde eksik ve kusurlu işler için talebi üzerine teminat senedi verdiğini, geri kalan hisseleri talep ettiğinde yine eksikliklerin giderilmediğini belirterek devirden kaçındığını, ipotek verilmesini istediğini, zor ve müzayaka halinde kaldığından ipotek vermek zorunda kaldığını ve teminata yönelik ipoteğin satış bedeli için konulmasına dahi itiraz edemediğini ve kabul etmek zorunda kaldığını, kendisinin eksik ve ayıpları gidermesine rağmen davalının sözleşmede yer almayan kira talebinde bulunarak ipoteği kaldırmadığını ve ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunduğunu, ipoteğin teminat vasfının kalmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tesbitini talep etmiştir.
Davalı, aşamalarındaki savunmalarında ipoteğin teminat ipoteği olmadığını, kaldı ki inşaatın tam ve hukuka uygun olarak teslim edilmediğini ve bedelin ödenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
24.10.2002 gün 7256 yevmiye nolu … Tapu Sicil Müdürlüğü’nce düzenlenen resmî senetten, ipoteğin … pafta … parsel sayılı taşınmazda arsa sahibine ait hissenin yükleniciye satışı nedeniyle satış bedeline karşılık konulduğu anlaşılmaktadır. Davacı yanca müzayaka ve muvazaa nedeniyle teminat olarak verilmesine rağmen satış bedeline karşılık ipotek düzenlendiği yasal delillerle kanıtlanmamıştır.
Davacının iddia ettiği gibi ipoteğin inşaatın tamamlanması, eksik ve kusurlu işlerin bedelinin güvence altına alınması için verildiği kabul edilse dahi bu ipoteğin terkini için yüklenicinin sözleşme ve ekleri ile tasdikli ruhsat ve projesine uygun olarak inşaatı tamamlayıp teslim etmesi zorunludur. Her ne kadar fiilen arsa sahibine ait yerler kendisi ya da onun sattığı kimseler tarafından kullanılmakta ise de, … Belediye Başkanlığı’nın 28 Mayıs 2009 gün 5284 sayılı yazı cevabına göre verilen sürede saptanan kusurlar nedeniyle ruhsata bağlanmadığı, af yasaları kapsamına girmediği, belediyece para ve yıkım cezaları alındığı ve yapı kullanma izin belgesinin alınmadığı gibi alınmasının da mümkün olmadığı da anlaşıldığından yüklenicinin yaptığı inşaatın ekonomik değeri haiz olduğu, inşatı tam ve kusursuz olarak tamamlayıp teslim ettiğinden söz edilemez. Bunun yanında aksi kanıtlanamayan resmî akit tablosuna göre ipoteğin dayanağı satış bedelinin ödendiği de davacı yanca ileri sürülüp kanıtlanamamıştır.
Bu durumda ipoteğin, teminat vasfı devam ettiğinden davanın reddine karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme sonucu kabulü doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.