Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2386 E. 2011/2223 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2386
KARAR NO : 2011/2223
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, eksik işler bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 15.10.2007 tarihli inşaat tesisat yapım sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme uyarınca imalâtların gerçekleştirildiği, bunun dışında da bir takım ilave işler yapıldığı çekişmesizdir. Davacı iş sahibi sözleşme ile kararlaştırılan bir kısım işlerin ifa edilmediği iddiasıyla eksik bırakıldığını ileri sürdüğü işlerin bedelini talep etmiş, davalı yüklenici ise yüklendiği işi tamamıyla yerine getirdiğini savunmuştur.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre sözleşmeye aykırı şekilde eksik bırakılan işler bedelinin toplam 24.000,00 TL olduğu saptanarak, davalı yandan tahsiline hükmedilmiştir. Ne var ki eksik işler bedeline hükmedilebilmesi için iş sahibince gerçekleştirilen imalât bedelinin ödenmesi zorunludur. Nitekim davalı yüklenici savunmasında bir kısım iş bedelinin ödenmediğini bildirmiş ancak mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır.
Şu halde mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenen iş bedeli 522.750,00 TL ile sözleşme dışı işler bedeli 37.437,00 TL toplamı 560.187,00 TL’nin tümüyle ödenip ödenmediği hususunun yanlara tüm delilleri ibraz ettirilerek incelenmesi, gerekirse ödemenin miktarının tespiti konusunda taraflara yemin teklif haklarının bulunduğunun hatırlatılması, sonuçta yukarıda belirtilen toplam iş bedelinden ödenmeyen bir tutarın olduğu anlaşılırsa belirlenen eksik işler bedelinden mahsubu ile hüküm kurulması, tüm iş bedelinin ödendiğinin anlaşılması durumunda ise şimdiki gibi tespit edilen eksik işler bedelinin aynen hüküm altına alınmasından ibarettir.
Bunun yanında davacı iş sahibi, dava tarihinden önce davalı yana gönderdiği 31.03.2008 günlü ihtarnamesi ile eksik işlerin bedelinin ödenmesi için bir aylık süre tanımış olup, davalının anılan ihtarın tebliği tarihinden itibaren hesaplanacak bir aylık süre sonunda BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekir. Dosya içindeki 31.03.2008 günlü ihtarname örneği kapsamından ise davalı yana tebliğ tarihi tespit edilememektedir. Bu duruma göre ihtarnamenin tebliğ tarihi saptanmaksızın ihtarname tarihinden itibaren bir aylık sürenin hesaplanarak 30.04.2008 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
Değinilen yönler dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.