YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/250
KARAR NO : 2010/1918
KARAR TARİHİ : 05.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi içinde, davalının temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı olarak açılmış olup; icra takiplerine dayanak alınan çeklerden ötürü davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15960 sayılı takibine konu çekin 810,00 TL tutarındaki kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı şirket vekilince sunulan 30.03.2009 havale tarihli dilekçe ile mahkeme kararı temyiz edilmiş ise de; temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydının yapılmadığı anlaşıldığı gibi, temyiz harcının da yatırılmadığı saptandığından ve bu sebeplerle yasaya uygun şekilde temyiz başvurusu yapılmadığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Yanlar arasında tarihsiz adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Sözleşmenin kapsamının doğruluğunda yanlar arasında çekişme yoktur. Sözleşmenin 3. maddesi gereğince; davalı yüklenici, davacı iş sahibinin eczanesine 3 adet CCTV kapalı devre gece görüş kamera sistemi, bir adet mikrofon ve görüntü-ses kayıt kartını kapsayan elektronik güvenlik sisteminin montaj ve yapımını 3.611,00 TL götürü bedelle yüklenmiştir. Ayrıca, davalının 275,00 TL tutarında sözleşme dışı yaptığı işin nev’ini 17.03.2008 tarihli ve 11021 numaralı faturasında gösterdiği saptanmıştır. Buna göre, toplam iş bedeli 3.886,00 TL olmaktadır.
Davacı tarafından keşide olunan 10.04.2008 keşide tarihli ve 1.643,00 TL tutarlı, HSBC Gündoğdu-İzmir Şubesi muhataplı çekin, davalı şirket tarafından İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5024 takip sayılı icra dosyasındaki takibine dayanak alındığı; yine davalı şirket tarafından İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/15968 takip sayılı dosyası üzerinden davacı hakkında başlatılan icra takibinde de aynı banka muhataplı, 10.05.2008 keşide tarihli ve 1.643,00 TL tutarlı çeke dayanıldığı icra dosyaları kapsamlarıyla sabit bulunmaktadır. Sözü edilen icra takiplerine dayanak alınan çeklerin yanlar arasındaki sözleşme gereğince ve sözleşme konusu iş bedelinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete davacı tarafından verilmiş olduğu tarafların kabulünde olduğu gibi; iş bedeline mahsuben 325,00 TL tutarında davalıya ödeme yapılmış olduğu da çekişmesizdir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu yüklenici şirketin yaptığı iş sebebiyle 810,00 TL iş bedelini hakettiği tespit olunmuştur. Hakedilen iş bedeli tutarından davacı tarafça yapılan 325,00 TL’nin mahsubu yapıldığında; davalının, 485,00 TL alacaklı olduğu ortaya çıkmaktadır. 3.886,00 TL toplam iş bedelinden 485,00 TL tutarındaki davalı alacağının mahsubu yapıldığında 3.401,00 TL tutarında davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, uyuşmazlık konusu çekler sebebiyle belirtilen miktarda davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken; mahkemece yanılgıya düşülerek 810,00 TL yani yapılan iş bedeli tutarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, İzmir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5024 takip sayılı icra dosyasına dayanak alınan çekle ilgili karar oluşturulmaması da doğru değildir.
Diğer yandan, yargılama giderlerinin hesaplanması; ret ve kabul oranlarına göre yanlara paylaştırılmasının takdirinde de mahkemece hataya düşülmüş olması kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.