YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/258
KARAR NO : 2010/3152
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici, 08.02.2001 tarihli sözleşme ile yapımını üstlendiği “Gaziantep İli Nizip İlçesi II. Kısım iç ring AG+OG elektrik tesisi işi” nin yapımını tamamlayarak davalıya işin teslim edildiğini, yapılan iş kapsamında bulunan “asfalt kaplamalı kablo kanallarında asfalt kaplama yapılıncaya kadar kanal üzerinin yol kotuna kadar tuvanen malzeme ile doldurulması işi” nin de kendisince yapılmasına rağmen, buna ilişkin iş bedelinin ödenmediğini belirterek, iş bedeli 32.398,76 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, “davacının 05.08.2003 tarihinde düzenlenen kesin hesaba itiraz etmediği, hakedişe giren ve daha sonra kesin hakedişte minha edilen bir imalâta ve bedeline (minha işlemine) davacının Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uyarınca itiraz etmesi gerektiği, kesin hesaba itiraz edilmemesi ve kesin hesabın karşılıklı imzalanarak kabul edilmesi nedeniyle” davacının isteminin reddedilmesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek, bilirkişi raporundaki değerlendirmenin bilgi eksikliği veya olayın yanlış algılanmasından kaynaklandığını, bedelini talep ettikleri imalâtın hakedişlere hiç girmediğini, davalı tarafından hakedişlerden minha edilen 32.398,76 TL’nin “düşük zemin itibariyle konulmamış tuvanen malzeme bedeli” olduğunu ve 2002 yılı Tedaş birim fiyat kitabındaki poz numarasının “32.11.3.b” olduğunu, davada talep ettikleri bedelin ise, “trafiğin düşük zeminde engellenmemesi için zorunlu olarak kanal üzerinin yol kotuna kadar tuvanen malzeme ile doldurulması işi” nin bedeli olup, poz numarasının “32.11.3 not 3 e” olduğunu, bilirkişilerce davada talep edilen sanki hakedişten yapılan minhanın bedeliymiş gibi yanlış değerlendirme yapıldığını, hakedişlerden yapılan minha bedeli ile davada talep ettikleri bedelin aynı olmasının kanal ölçülerinin aynı olmasından kaynaklandığını, teknik düzeyde bir inceleme yapıldığında bu hususun ortaya çıkacağını ileri sürmüştür.
Davacının teknik nitelikteki bu itirazları bilirkişilerce cevaplandırılmış değildir. Mahkemece davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını cevaplandırır ek rapor alınmadan hüküm kurulmuştur.
HUMK’nın 275. maddesi uyarınca, mahkeme çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Aynı Yasanın 283. maddesine göre de, hakim bilirkişi raporunda noksan veya müphem gördüğü hususların tamamlanması veya açıklanması, tarafların rapora itirazları var ise bu itirazların cevaplanması için bilirkişi veya bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verebilir. Bundan sonra rapor veya ek raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmaması halinde ayrı bir bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekir. Bilirkişi raporlarının da gerekli açıklamaları taşıması ve Yargıtay denetimine elverişli olması lazımdır.
Hal böyel olunca, bilirkişilerden davacı yüklenici vekilinin rapora yönelik itirazlarını cevaplandırır nitelikte Yargıtay denetimine elverişli ek rapor ve gerekli görülmesi halinde yeniden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan rapor alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, Yargıtay denetimine elverişli, davacının itirazlarını cevaplandırır biçimde bilirkişilerden ek rapor, gerek görülmesi halinde de yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor almak ve sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Yetersiz rapora bağlı kalınarak hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yüklenici yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 31,05 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.