Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/2719 E. 2010/5003 K. 05.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2719
KARAR NO : 2010/5003
KARAR TARİHİ : 05.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir.
Davalı, sipariş verilmediğinden bedel istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 12.06.2007 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde, sözleşme imzalandıktan sonra herhangi bir problem çıkması sonunda satıcı firmanın elinde müşteri için üretilmiş olan ürünleri maliyet değerinden almak zorunda olduğu kabul edilmiştir. Davada sözleşme süresince imal edilen ürünlerden davalı tarafından alınmadığı iddia olunanların bedeli istenilmektedir. Yukarıda açıklanan sözleşme hükmü uyarınca davalı maliyet bedeli üzerinden bu ürünleri almayı taahhüt ettiğinden bedelinden sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Nevar ki yaptırılan bilirkişi incelemesi mali müşavire ait olmakla tekstil ürünün maliyet bedelini hesaplamakta uzmanlığından sözedilemeyeceği ortadadır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, tekstil mühendisi bilirkişi aracılığıyla davacının elinde kaldığını iddia ettiği tekstil ürünleri üzerinde inceleme yaptırmak, bunların yapıldıkları tarih itibariyle maliyet değerlerini hesaplatmak, Yargıtay denetimine elverişli rapor almak, bu ürünlerinin davalıya iadesi kaydıyla saptanan bedelin tahsiline karar vermekten ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuyla hükme varılması doğru olmadığı gibi, takibe konu alacak yargılama sonucu saptanabileceğinden, bedelin likid olmadığı ve davalının da itirazında haksız bulunmadığı gözetilerek davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.