Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/272 E. 2011/2581 K. 27.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/272
KARAR NO : 2011/2581
KARAR TARİHİ : 27.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıların murisi …. ile 20.07.1987 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, arsa üzerine tasdikli plan ve projesinde gösterilen binaların yapımına başlanarak bir kısmı tamamlanmış ise de bir kısmının imar durumundaki değişiklikler, arsanın konumundan kaynaklanan sorunlar ve iş görme kabiliyetinin önemli ölçüde kaybı nedeniyle tamamlanamadığını, arsa maliki tarafından temerrüt nedeniyle açılan dava sonucu sözleşmenin geriye dönük olarak feshine, yükleniciye devredilen arsa payı tapusunun iptâli ile davalılar adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalıların arsa üzerine yapılan imalâtlar nedeniyle sebepsiz olarak zenginleştiklerini beyanla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 24.07.2007 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunarak talebini 483.976,17 TL’ye artırmıştır.
Davalılar, aradan geçen 20 yıla rağmen davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, açılan dava sonucu sözleşmenin geriye dönük olarak feshedildiğini, proje ve ruhsata aykırı bir biçimde yapılan ve kullanılabilir halde olmayan binaların yıkılacağının, ilgili belediye tarafından bildirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulü ile 483.976,17 TL’nin faizi ile birlikte tahsiline dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici ile davalıların murisi … arasında 20.07.1987 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalanmış, arsa sahibi tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava sonucu sözleşmenin geriye etkili olarak feshine ve sözleşme gereği yükleniciye devredilen ½ payın iptâli ile arsa sahipleri adına tesciline karar verilmiş, karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Kesinleşen dava dosyası içerisinde bulunan bilirkişi
raporuna ve mahkemenin kabulüne göre inşaatların seviyesi %77,25 ise de … Belediye Başkanlığı’nca düzenlenen 18.08.1989 tarihli yapı durdurma zaptı ile 9 ayrı bloktan oluşan kaba inşaatı bitmiş durumdaki inşaatlar jeolojik nedenlerden dolayı mühürlenerek tatil edilmiş, Jeoloji yüksek mühendisi olan bilirkişi bölge heyalan bölgesi olup Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün genelgesinin can ve mal güvenliği açısından öncelikli olarak değerlendirmeye alınması gerektiğini, 3194 Sayılı İmar Yasası’nın 29. maddesinin inceleme alanı için uygulanmasının jeolojik açıdan sakıncalı olduğunu bildirmiştir. İlgili yapılara her ne kadar Belediyece 21.04.2006 tarihinde onarım-takviye-yenileme ruhsatı verilmiş ise de daha sonra bu ruhsatlar iptâl edilmiş, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 39. maddesi gereğince tehlike arz eden inşaatların yıkımı için belediyece davalılara bildirimde bulunulmuş, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nce binalar yıkılarak buna dair “yıkım tesbit tutanağı” tanzim edilmiştir. Davacı yüklenici tarafından yapılan inşaatların imar mevzuatına aykırı olup yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı, ilgili Belediyece yıkılarak enkazının kaldırıldığı anlaşıldığından ve yapılan inşaatların ekonomik değere haiz olmadığı belirlendiğinden yapılan iş bedelinin tahsiline yönelik olarak açılan davanın reddine karar vermek gerekirken bu husus nazara alınmayarak yazılı şekilde tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı 24.07.2007 tarihli ıslah dilekçesinde faiz talep etmediği halde ıslahla artırılan miktara da faiz yürütülmesi ve talep olmadığı halde hüküm altına alınan miktarın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi de kabul şekline göre bozma nedeni sayılmıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 27.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.