YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2767
KARAR NO : 2010/4104
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl davada, ruhsatsız inşaatın kal’ine, sözleşme süresince ödenmeyen kira tutarıyla mahrum kalınan kira bedelinin tahsiline, birleşen davada yükleniciden daire satın alan davalıların el atmasının önlenmesine karar verilmesi istenilmiş, mahkemenin sözleşme süresinde oturulacak daireye ilişkin kira isteminin atiye terkedilmiş olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, mahrum kalınan kira bedeli istemiyle birleşen davanın kabulüne dair kararı davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece karar, taraflarca temyiz edilmeyerek 02.02.2009 tarihinde kesinleştiğinden bahisle kesinleşme şerhi verilmiş ise de, davalı … vekiline Tebligat Kanununun 35. maddesine aykırı tebliğle kesinleştirilmiş olduğu anlaşıldığından mahkemenin 10.02.2009 tarihli kesinleşme şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş ve davalı … vekilinin temyizi süresinde kabul edilerek dosya incelenmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
15.H.D.
2010/2767
2010/4104
2-Mahkemece kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davacı arsa sahibine teslimi taahhüt edilen bağımsız bölümlerin mahrum kalınan kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekili 23.11.2004 tarihli celsedeki imzalı beyanında, “ecrimisil talebi ile emsal kira bedellerine yönelik talebimizi atiye terkediyoruz” demiştir. Davalılar vekili bu talebi kabul etmemiş, mahkemenin kira ve ecrimisile yönelik tüm taleplerin reddine ilişkin kararı Dairemizce, sair hususlar reddedilerek sadece “sözleşmenin 3. maddesinde ödeneceği kabul edilen kira alacağının hesaplanarak davalı yükleniciden tahsiline karar verilmelidir” gerekçesiyle bozulmuştur. Sözleşmenin 3. maddesinde, “müteahhit inşaat bitim tarihine kadar arsa sahibinin kira bedelini ödeyecektir” denilmektedir. Mahkemece 3. madde uyarınca kira alacağının kabul edildiği belirtilmiş ise de hükmedilen kira, sözleşmeye göre davacılara teslimi gereken bağımsız bölümlerin, inşaatın süresinde tamamlanamamış olması nedeniyle mahrum kalınan kira geliridir. Sözleşmenin feshine karar verildiğine göre müspet (olumlu) zarar niteliğindeki mahrum kalınan kira kaybı istemi kabul edilemez. Ancak, bozma ilâmında da değinildiği üzere sözleşmenin 3. maddesiyle kararlaştırılan kira bedeli istenir. Zira bu kira, sözleşme yapılmamış olsaydı uğranılmayacak zarar (menfi) olup, akdin haklı feshinde istenebilir. Ancak mahkemenin bu zarara ilişkin davacılar isteminin reddine dair kararı davacılar tarafından temyiz edilmediğinden bu hususta mahkeme kararı bozma nedeni yapılamaz. O halde açıklanan tüm bu nedenlerle davacıların kira kaybı istemlerinin de reddine karar verilmesi gerektiğinden mahkemenin yanlış değerlendirmeyle kabulüne dair kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 14.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.