YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3175
KARAR NO : 2010/4352
KARAR TARİHİ : 13.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 17.04.2001 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalı tarafından inşaa olunan binanın imara aykırılığı nedeniyle sözleşmenin feshi, tapu iptâli davacı adına tescili ve kâl istemiyle açılmış, mahkemece kâl talebi atiye bırakıldığından ve noksan harcı tamamlanmadığından bu istemle ilgili olarak davanın açılmamış sayılmasına, fesih ve iptâl isteminin reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut belge ve bilgilerden davacının hissedarı bulunduğu 52 nolu parselin bitişik 53 nolu parselle tevhid edilerek 9 katlı inşaat yapıldığı ve inşaatın imara aykırı olduğu, Belediye Encümenince yıkım kararı verildiği ve davacı dışında başka kişilerin de tapuda hissedar oldukları anlaşılmaktadır. TMK’nın 692. maddesi uyarınca hisseli bir taşınmazla ilgili olarak önemli kararlar alınabilmesi aksi oybirliğiyle kararlaştırılmış olmadıkça tüm hissedarların oybirliğiyle verecekleri karara bağlıdır. Davada ıslah yoluyla sözleşmenin feshi ve tapu iptâl ve tescil istendiğine göre fesih ve tapu iptâl ve tescil davasına tüm hissedarların muvafakatlarının alınması, muvafakat alınamadığı takdirde davacı dışındaki diğer hissedarların haklarında ayrıca dava açılıp eldeki davayla birleştirilmesi gerekir. Muvafakat alındığı veya hissedarlar hakkında ayrı dava açıldığında inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği ilgili Belediye Başkanlığından sorulup yasal hale getirilme imkânı mevcut değil ise sözleşmenin feshi ve tapu iptâl ve tescil isteminin kabulüne karar verilmeli, inşaatın yasal hale getirilmesi mümkün ise ve bu konuda davalı yükleniciye verilecek uygun bir mehil sonunda inşaat yasal hale getirilmiş ise bu durumda davanın reddine karar verilmeli, ancakher halükarda davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacı mahkeme masrafı, vekâlet ücretiyle sorumlu tutulmamalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.