Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/3228 E. 2011/4822 K. 20.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3228
KARAR NO : 2011/4822
KARAR TARİHİ : 20.07.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı vekilinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Likid bir alacağın bulunmadığı, bilirkişi raporu ile uyuşmazlığın çözümlendiği durumlarda davalı borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz.
Somut olayda uyuşmazlık bilirkişi raporuyla çözümlendiğine göre icra inkâr tazminatı şartları oluşmamıştır. Mahkemece kısa kararda davacı yüklenicinin icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, kararın gerekçe bölümünde de davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmediği belirtilmiş, ancak kararın hüküm bölümünde icra inkâr tazminatı karar altına alınmıştır. Mahkemece yapılan bu yanlışlık maddi hata niteliğinde kabul edilmiş, kısa kararla gerekçeli karar çelişkisi olarak yorumlanmamıştır.
3-Davacı yüklenici vekili icra takibinde %25 ve değişen oranlarda faiz isteminde bulunmuştur. İcra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle %25 oranı avans faizine tekabül etmektedir. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak yasal faiz uygulanmak suretiyle icra takibinin devamına karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrası 1 numaralı bendinin dördüncü satırında yer alan “yasal” kelimesinin karardan çıkarılmasına, yerine “avans” kelimesinin yazılmasına, kararın hüküm fıkrası 2 numaralı bendinin karardan tamamen çıkarılmasına, yerine “Şartları oluşmadığından davacı yüklenicinin icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 20.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.