YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3590
KARAR NO : 2011/3647
KARAR TARİHİ : 21.06.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yanlar arasında 24.03.2007 tarihli ve “Yüklenici Sözleşmesi” başlıklı adî yazılı sözleşme yapılmıştır. Yanlar arasındaki sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımı yapılan eser sözleşmesi niteliğindedir. Davacı eser sahibi; davalı ise yüklenicidir. Yüklenici davalı, davacıya ait Denizli, … kasabası Narlıdere mahallesinde bulunan 884 parsel sayılı ve 2.208 m2 yüzölçümlü tapulu taşınmaza, sözleşmedeki koşullarla plastik sera çelik konstrüksiyonu ve montajı işinin yapımını 68.000,00 TL götürü bedelle yüklenmiştir.
Toplanan tüm deliller ve bilirkişi incelemesi sonucu sunulan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme hükümlerine göre, 120 km rüzgar hızına dayanıklı olarak yapılması gereken çelik konstrüksiyonu işinin, ayıplı yapıldığı ve 10.11.2007 günü saat 17.00 sıralarında 68 km hızla esen rüzgarın etkisiyle yıkıldığı sonucuna varılmaktadır. Ancak, davalı yüklenici ayıplı işleri yeniden yapmak suretiyle ayıplı işleri gidermiştir. Davacı tarafından yapılan ayıplı işlerin giderim bedelinin ise, hüküm altına alınan 3.050,00 TL olduğu saptanmıştır.
Mahkemece, işin yüklenici tarafından ayıplı yapılmış olması sebebiyle ayıp sonucu oluşan net kâr kaybına hükmedilmiş olduğu halde; net kârın elde edilebilmesi için yapılması gereken üretim giderleri olarak istenen 5.431,68 TL tazminatın da davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davada istenen kâr tazminatı, imâl edilen eserin ayıplı yapılması sonucu gerçekleşen maddi zarardır. Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi gereğince, eser, eser sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet kurullarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa, eser sahibi, bu eseri kabulden kaçınablilir. Eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık belirtilen ölçüde değil ise eser sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında, bedeli indirebilir; eğer kusurların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa, yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Açıklanan tüm bu hallerde, yüklenicinin kusuru varsa eser sahibi, ayrıca ayıp sonucu oluşan maddi zararlarının tazminini de yükleniciden isteyebilir. Somut olayda da ayıp sonucu domates ürününün elde edilememesi sonucu net kâr kaybının belirlenebilmesi için üretim giderlerinin yapılması zorunlu olduğundan oluşan tüm zarardan üretim giderlerinin mahsubu yapılarak maddi zararın netleştirilmesi zorunludur. Mahkemece açıklanan bu hususların gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; dava konusu yapılan 5.431,68 TL tutarındaki üretim giderlerine ilişkin davanın reddine; 3.050,00 TL onarım giderleri ile 15.566,40 TL net kâr kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.