YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3643
KARAR NO : 2010/6269
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacılar vekili ile davalı-k.davacı … Turizm İnş. İşletmecilik San. ve Tic. A.Ş. vekili ve müdahil vekili tarafından temyiz edilmiş, davacılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … , davacı … vs. vekili Avukat … ile davalı … Turizm İnş. İşletmecilik San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat … ve davalı müdahil … vekili Avukat … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşmenin feshi konusunda yaratılan muarazanın önlenmesi, yüklenici şirketin haksız olarak kullandığı taşınmazlara müdahalenin önlenmesi, kâl ve ecrimisil, yüklenici şirket tarafından açılan birleşen dava tapu iptâli tescil, mümkün olmadığı takdirde iş bedelinin tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece verilen karar arsa sahipleri yüklenici şirket ve müdahil … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle karar başlığında asıl dava yönünden bir kısım davacıların isimlerinin yazılmamış olması maddi hata niteliğinde olup, mahkemesince her zaman düzeltilebileceğine göre arsa sahipleri, yüklenici şirket ve müdahil …’ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dosyada bulunan 09.08.1988 tarihli daire ve villa karşılığı inşaat sözleşmesi yüklenici şirket ile arsa sahipleri ve bir kısım arsa sahiplerinin murisleri arasında Serik Noterliği’nde düzenleme şeklinde yapılmıştır. Bu sözleşme nitelik itibariyle eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesidir. Bu nitelikteki sözleşmeler kural olarak mahkeme kararı ile feshedilebilir. Bu kuralın istisnası sözleşmenin feshi konusunda taraf iradelerinin birleşmesidir.
Somut olayda arsa sahipleri tarafından yüklenici şirkete noter kanalıyla fesih ihtarı gönderilmesi nedeniyle bu davada bu konuda yaratılan muarazanın giderilmesi istendiğinden ve yüklenici şirket de 09.08.2005 tarihinde açtığı birleşen davada tapu iptâli-tescil istekleri kabul edilmediği takdirde yaptıkları imalâtın bedelinin tahsilini istediklerinden, taraf iradelerinin sözleşmenin feshi konusunda birleşen davanın açılma tarihi olan 09.08.2005 tarihinde birleştiği sonucuna varılmıştır. Arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sözleşmenin mahkeme kararıyla feshi durumunda yüklenicinin hakettiği iş bedelinin fesih kararının kesinleştiği tarihteki rayiçlere göre, iradelerin birleşmesi sonucu fesih halinde ise iradelerin birleştiği tarih rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Bu kurala göre yüklenici şirketin hakettiği iş bedelinin fesih konusunda iradelerin birleştiği 09.08.2005 tarihi itibariyle ve mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekirken, imalât bedelinin 2007 yılı Bayındırlık Birim Fiyatlarıyla hesaplayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Arsa sahipleri davalar haksız kullanma tazminatı (ecrimisil) isteminde de bulunmuşlar, bu istek mahkemece talebi aşan şekilde kabul edilmiştir. Arsa sahipleriyle yüklenici şirket arasındaki sözleşme fesih konusunda iradelerin birleştiği 09.08.2005 tarihine kadar geçerli olduğuna göre, bu tarihe kadar yüklenici şirketin taşınmazları elinde bulundurması sözleşme gereği olup, haksız kullanma olarak kabul edilemez. Bu nedenle arsa sahiplerinin 2000 ilâ 2004 yılları arasındaki dönem için olan haksız kullanma tazminatı (ecrimisil) istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu istemin istek miktarını da aşar şekilde kabulü hatalı olmuştur.
4-… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1997/497 E-2000/533 K sayılı dava dosyasında yüklenici şirket sözleşme hükümlerine dayanarak arsa sahiplerine ait parsellerde yaptığı imalâta karşılık tapu iptâli-tescil isteminde bulunmuş, 110 ada 1 parsel numaralı taşınmazın 2814/5234 payının tapu kaydının iptâli ile yüklenici şirket adına tesciline karar verilmiş, daha sonra yüklenici şirket tarafından bu pay müdahil … ve dava dışı …’na tapuda devredilmiştir. Mahkemece … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin dosyasında alınan bilirkişi raporunda sözleşme gereği yapılan imalâtın %8 oranına isabet eden 1018 m2 imalât sözleşme gereği teminat olduğundan tapu iptâli tescil kararının dışında bırakılmıştır. Teminat olarak tapu iptâli ve tescil kararının dışında bırakılan miktar yüklenici şirketin arsa sahiplerine düşen parsellere yaptığı imalâta karşılık alması gereken tapu payı içerisinde kaldığından ve aradaki ilişki sözleşmenin feshi ile sonuçlanmış olup, bu pay tapuda halen arsa sahipleri adına kayıtlı olduğundan, yüklenici şirket teminat olarak tutulan bu imalât bedelini arsa sahiplerinden istemekte haklıdır. Ancak dosyada bulunan 29.08.2005 tarihli yazılı temlikname ile bu konudaki hak ve alacaklar yüklenici şirket tarafından … ve …’na temlik edildiğine göre, teminat olan bu miktara isabet eden imalât bedelinden payına düşen miktarın davaya konu yapılan ıslahla artırılan miktar da gözönünde tutularak, arsa sahiplerinden tahsili ile müdahil …’a ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu müdahil …’ın isteminin tamamen reddine karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Yapılacak iş, yüklenici şirket tarafından sözleşme gereği şirkete ait olan ve tapu kaydında arsa sahipleri adına olan parsellere yapılan imalâtların bedellerinin fesih konusunda iradelerin birleştiği 09.08.2005 tarihi itibariyle mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılması için bilirkişilerden ek rapor alınmasından yukarıda belirtilen teminat tutulan miktar yönünden olan bedelin de aynı tarih itibariyle hesaplattırılmasından bulunacak imalât bedelinden teminata isabet eden imalât bedelinin arsa sahiplerinden tahsil edilerek …’a bunun dışındaki imalât bedelinin ise arsa sahiplerinden alınarak yüklenici şirkete ödenmesine, arsa sahiplerinin ecrimisil istemlerinin reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de yüklenici şirketin iş bedelinden olan alacağını ıslahla artırdığı dikkate alınmaksızın, tüm imalât bedeline birleşen dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi, arsa sahiplerinin ecrimisil istemlerini ıslahla artırmadıkları halde dava dilekçesindeki istek miktarı aşılarak hüküm kurulması da bozma nedenidir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca arsa sahipleri, 3. bent uyarınca yüklenici şirket, 4. bent uyarınca müdahil … yararına BOZULMASINA, müdahil …’ın yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 750,00’şer TL vekâlet ücretinin arsa sahipleri ile yüklenici şirketten karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, 750,00 TL vekâlet ücretinin arsa sahipleriyle yüklenici şirketten alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan müdahil …’a verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.