YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3835
KARAR NO : 2010/4222
KARAR TARİHİ : 20.07.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş ve davalı … A.Ş.’nin temyiz dilekçesinin süresi dışında, davalı … A.Ş.’nin temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, ödenen araç onarım bedelinin garanti kapsamında kalması sebebiyle istirdatı istemiyle açılmış olup, davalı … A.Ş. yönünden kabulüne, diğer davalı … A.Ş. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı … A.Ş. vekiline mahkeme kararı 23.02.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu davalı vekili tarafından yerel mahkeme kararı HUMK’nın 437/I. maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 10.03.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz işlemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı Borusan Oto Servis ve Ticaret A.Ş.’nin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Diğer davalının temyiz itirazlarına gelince, davada garanti kapsamında kalmasına rağmen onarım bedelinin haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülerek bunun iadesi talep edilmiştir. Davalı satıcı ve onarımı yapan Kosifler Oto Servis ve Ticaret A.Ş., aşamalarda arızanın kullanım hatası sonucu ortaya çıktığı, üretim hatası bulunmadığı ve arızanın giderilmesinin garanti kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Delil olarak gösterilen Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/52 D.İş sayılı tespit dosyasında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, arızanın ortaya çıkış sebebi hakkında kanaat belirtilmemiş olup raporda belirtilen ön inceleme ve test sonuçlarına göre değerlendirme yapılabileceği bildirilmiştir.
15.H.D.
2010/3835
2010/4222
Bu durumda mahkemece konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiden dosya kapsamındaki delillere göre belirlenen ve onarımı yapılan arızanın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, garanti kapsamında kalıp kalmadığı ya da kullanımdaki hata ve kusurlar sonucu oluşup oluşmadığı konusunda rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken tespit bilirkişisi raporunda bu konuda kanaat belirtilmemiş olmasına rağmen eksik inceleme ve değerlendirme ile … A.Ş. hakkında kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sözleşmeden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi uygulanabilmesi için yöntemine uygun ihtarla borçlunun temerrüde düşürülmesi ya da borcun kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması gerekir (BK’nın 101. maddesi). Somut olayda davadan önce gerçekleşen temerrüt ihtarı ve sözleşmede kararlaştırılan kesin vade olmadığından kabul edilen asıl alacağa dava tarihi yerine temerrüde esas teşkil etmeyen ödeme tarihinden faiz uygulanması, delil tespit masraflarının yargılama giderlerine dahil edilip HUMK’nın 417. maddesi gereğince haklılık oranında taraflara yükletilmesi gerekirken bu masrafların da alacağa katılarak dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle davalı … A.Ş. yararına bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş.’nin temyiz isteminin süre yönünden reddine, 2. bent uyarınca diğer davalının temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı … A.Ş. lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … A.Ş.’ye, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … A.Ş.’ye geri verilmesine, 20.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.