YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3847
KARAR NO : 2010/7045
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, teminat mektubunun garanti ettiği işten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının ve teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine ve teminat mektubunun da davacıya iadesine karar verilmesi istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili “Orhan Ekinci İskelesi Gemi Yanaşma Platformu Hasarlı Yapıların Onarımı-İşçiliği İşinin” davalı tarafından davacıya ihale edileceği hususunda görüşmelerin yapıldığı aşamada Şekerbank İskenderun Şubesi’nce davacının yükleneceği işi garanti eden 20.000,00 TL tutarlı, 10.10.2008 tarihli, 2008/12943003 numaralı ve 31.12.2009 tarihine kadar geçerli olan teminat mektubunun davalı şirkete verildiğini; ancak, davalının işi yaptırmaktan vazgeçmiş olması sebebiyle sözleşmenin kurulamadığını ve dolayısıyla teminat mektubunun bedelsiz kaldığını ileri sürerek, teminat mektubunun garanti ettiği işten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise; 01.02.2006 tarihli ve “sözleşme” başlıklı adî yazılı sözleşmeyi sunarak, teminat mektubunun bu sözleşme uyarınca verildiğini ve sözleşme gereğince davacının yüklendiği edimlerini ifa etmediğini ve dolayısıyla teminat mektubundan kaynaklanan haklarını kullanabileceklerini savunarak davanın reddini istemiş, öncelikle de, cevap süresi içinde, uyuşmazlığın çözümünde İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yetkili olması sebebiyle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini bildirmiştir.
Teminat mektubu, davacının iddia ettiği sebeplerle verilmiş olduğunun kabulü halinde de; davalının dayandığı sözleşme uyarınca verilmiş olsa da, asıl uyuşmazlık yanlar arasındaki akdi ilişki sebebiyle davacının davalıya borcunun bulunup bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Davacının yüklendiği edimini garanti eden Şekerbank A.Ş. davanın
tarafı değildir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık sözlü eser sözleşmesi veya yazılı eser sözleşmesinden kaynaklanmış olsa da ya da eser sözleşmesinin kurulması için yapılan hazırlık görüşmeleri aşamasında gerçekleşse de, uyuşmazlığın çözümünde yetkili mahkeme kural olarak HUMK’nın 9. maddesi uyarınca, davalının yasal yerleşim yeri mahkemesidir. Ayrıca, sözleşmeden doğan davalar; sözleşmenin icra olunacağı yeni işin yapılacağı yer mahkemesinde de görülebilir (HUMK m.10). Taraflar arasında yetki sözleşmesi varsa o yer mahkemesi de yetkilidir (HUMK m.22 ). Somut olayda, davalı şirketin yasal yerleşim yerinin İskenderun olduğu anlaşıldığı gibi; işin yapılacağı yerin de aynı yer olduğu sabit bulunmaktadır. O halde, HUMK’nın 187. maddesi uyarınca cevap süresi içinde ve ilk itiraz olarak ileri sürülen yetki itirazının mahkemece kabulü ile uyuşmazlığın çözümünde İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesi’nin (Asliye Ticaret Mahkemesi’nin) yetkili olduğuna ve dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle, kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer etmyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.