YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4075
KARAR NO : 2010/6092
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı yüklenici tarafından, davalı iş sahibi aleyhine girişilen icra takibinde iş bedelinin tahsili talep edilmiş, davalı tarafından icra takibine itiraz üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemi ile açılan davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizin 13.04.2009 günlü ilâmı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak verilen ve davanın kısmen kabulüne dair olan karar davalı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İtirazın iptâli davası sonucu alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca borçlunun takibe karşı yaptığı itirazın haksız olması ile birlikte alacağın da likit (muayyen) olması gerekir. Davada alacak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile saptandığından ortada likit bir alacağın varlığından sözedilemez. Bu itibarla davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrası birinci bendi sonunda yer alan “…takip konusu hükmedilen asıl alacağın %40’ı olan 2.154,61 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.