YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4423
KARAR NO : 2010/4960
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Antalya 2. Noterliğince düzenlenen 16.04.1993 gün ve 12477 yevmiye numaralı Düzenleme Suretiyle Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 13/2. maddesi “Taraflar arasında bu sözleşmeden doğan ihtilâfların halli için taraflar tahkim usulünü kabul etmişlerdir. Bu yazılı tahkim şartını ifade eder. Taraflar arasında çıkacak ihtilâfların hallinde; taraflar kendi hakemlerini seçerler ve seçilen bu hakem üçüncü hakemi seçer ve bu hakem heyeti ihtilâfı çözer. Bu konuda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanır” hükmünü içermektedir. Sözleşmenin bu hükmünde kararlaştırılan hakem şartı iki tarafın arzularına tâbi olan hususlara ilişin olarak “kesin” niteliktedir. Ancak, sözleşmede kararlaştırılan tahkim şartına karşın; davacı mahkemede davasını açmış olduğu gibi; davalılar tarafından davacı aleyhine Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/257 Esas sayısında kayıtlı, davalı … tarafından davacı aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/118 Esas sayısında kayıtlı ve davalı … tarafından davacı aleyhine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/135 Esas sayısında kayıtlı davalara açılmıştır. Görüldüğü üzere, davacı
tarafından açılan davada “tahkim itirazında” bulunan arsa sahipleri, kendi davalarında sözleşmedeki tahkim koşulunu dikkate almadan genel mahkemede davalarını açmışlardır. Geçerli tahkim sözleşmesi veya şartına rağmen sözleşmenin taraflarınca davalarını hakem yerine mahkemelerde açmış olmaları durumunda; tahkim sözleşmesinin veya şartının uygulanmasından vazgeçmiş olduklarının kabulü gerekir. Çünkü TMK’nın 2. maddesi gereğince herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yukarıda açıklandığı üzere, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafları, sözleşmede kararlaştırılan tahkim şartının uygulanması olanağını ortadan kaldırmışlardır. Açıklanan bu sebeplerle davalılarca yapılan tahkim itirazı kabul edilemez. Mahkemece, uyuşmazlığın esasına girilerek çözüme bağlanmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.