Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4542 E. 2011/3578 K. 15.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4542
KARAR NO : 2011/3578
KARAR TARİHİ : 15.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazın iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 5.677,00 TL takip konusu asıl alacak üzerinden takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Iğdır İcra Müdürlüğü’nün 2008/1384 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı tarafından davalı hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde; 7.826,94 TL mimarlık ücretinin tahsilinin istendiği, takip borçlusu davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasının da bir yıllık hakdüşürücü nitelikteki süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur.
Davanın yargılaması sırasında ve 03.11.2009 tarihli oturumda davacı, davalı ile sözlü anlaşma sonucu mimari proje çizimini 8.000,00 TL götürü bedelle yüklendiğini, sözleşmenin kendisi tarafından imzalandığını, davalının sözleşmeyi imzalamadan fotokopisini almak için kendisinden teslim aldığını, daha sonra sözleşmenin kendisine iade olunmadığını açıklamış, davalı ise, aynı oturumda proje çizim bedelinin 7.000,00 TL olduğunu, projeyi üç ay geçmesine rağmen davacının hazırlamadığını ve belediyeden de ruhsat almadığını ve bu sebeple kat yapımından vazgeçtiğini ve sözleşmeyi de davacının yanında yırtıp attığını bildirmiştir. Özetle açıklanan tarafların açıklamalarına göre dosya kapsamına sunulması gereken bir yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Ancak, yanlar arasında sözlü olarak yapılan sözleşme ile davalının mevcut yapısına ilave edilecek bir kat için mimari proje çizimi işini davacının yüklendiği çekişmesizdir. Uyuşmazlık, bedel ve iş bedelinin hakedilip edilmediğine ve dolayısıyla istenebilir olup olmadığına ilişkindir. Yanlar arasındaki akdî ilişki, BK’nın 355. maddesinde tanımı yapılan “eser” sözleşmesi niteliğindedir. Davacı yüklenici, davalı ise eser sahibidir.
BK’nın 364. maddesi gereğince, yanlarca değişik bir düzenleme kararlaştırılmamış ise, eser bedeli, eserin teslimi zamanında istenebilir olur. Yüklenici, eserin tamamlanmış olarak eser sahibine teslim edildiğini ve hakedilen iş bedelinin istenebilir olduğunu; eser sahibi ise bedelin hakedilmediğini, ya da tamamen veya kısmen istenebilir olmadığını yasal delillerle kanıtlamakla ödevlidirler. Somut olayda, yüklenici davacınının, çizimini yüklendiği mimari projeyi tamamlanmış olarak davalıya teslimi, BK’nın 81. maddesi hükmü gereğince ifası gereken öncelikli edimini teşkil etmektedir. Henüz tamamlanmamış bir eserin teslim edilmesinden ve teslim alınmasından söz edilemez. Buna göre, bir eserin tamamlanmış olması eserin objektif ölçüler içinde amaca uygun olarak kullanılabilir durumda olduğunun saptanması ile mümkündür. Oysa, dosya kapsamına sunulan mimari projenin 3194 Sayılı İmar Yasası ve bağlı mevzuatı hükümleri uyarınca Belediyece onaylanmadığı anlaşılmaktadır. O halde tamamlanmış bir eserden söz edilemez ve Borçlar Kanunu’nun 81. maddesi gereğince öncelikli edimini ifa etmeyen taraf, karşı tarafın ediminin ifasını isteyemez.
Diğer yandan, davalının, yargılama sırasında yapmış olduğu açıklamalarından yanlar arasındaki sözleşmeyi tek yanlı bildirimi ile fesih ettiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin feshi bildirimi, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdiren ve yenilik doğuran bir irade beyanı olup; muhataba ulaştığı tarihten itibaren hukuksal sonuç doğurur. Bu sebeple; mahkemece, davacıya doğrudan önerilen ve sözleşmenin iptâl edilmediğine ilişkin eda edilen davacı yemini, gereksiz bir hukuksal işlemdir.
Açıklanan tüm bu sebeplerle davanın reddi gerekirken; hukuksal olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.