Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4544 E. 2011/3576 K. 15.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4544
KARAR NO : 2011/3576
KARAR TARİHİ : 15.06.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada, 2007 yılı Temmuz ayında yapılıp teslim edilen kalıp, beton, demir ve duvar işçiliğinden dolayı 16.522,00 TL bedele hak kazanıldığı iddia edilerek alacağın faiziyle birlikte tespiti, fazla haklar saklı tutularak şimdilik 6.500,00 TL alacağın tahsili istenmiştir.
Davalı cevabında; işin eksik bırakıldığını, kalan işlerin başkalarına tamamlatıldığını, yaptığı kısmın bedelinin davacıya ödendiğini, bakiye borç ve alacağın bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; keşif sonucu alınan 12.03.2009 havale tarihli ek bilirkişi raporu aynen benimsenerek davacının alacağı 14.119,00 TL olarak belirlenmiş, bu miktardan kabül edilen 2.000,00 TL ödeme mahsup edilerek davacının davalıdan 12.119,00 TL alacaklı bulunduğunun tespitine, 6.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde dava değeri 6.500,00 TL gösterilerek harç bu miktar üzerinden yatırılmıştır. Harcı yatırılarak açılmış bir tespit davası bulunmadığı gibi, eda davasının konusunu oluşturan hususlarda tespit davasının açılması da hukuki yarar yokluğu nedeniyle mümkün değildir.
Mahkemece bu hususlar gözetilerek davacı yararına hükmolunan vekâlet ücreti ile karar harcının, kabulüne karar verilen 6.500,00 TL üzerinden hesaplanması gerekirken, tespitine karar verilen 12.119,00 TL üzerinden hesaplanarak fazlaya hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekirse de düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin karardan çıkartılarak yerine, “Harcı yatırılarak usulüne uygun şekilde açılmış bir tespit davası bulunmadığından tespit istemiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına”, 4 nolu bendinin birinci satırındaki “1.454,28” rakamının çıkarılarak yerine, “780”, 6 nolu bendinin birinci satırındaki “566,26” rakamının çıkarılarak yerine, “263,20” rakam ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.