Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4667 E. 2010/5835 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4667
KARAR NO : 2010/5835
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava 06.09.2006 tarihli sözleşmenin haksız feshi nedeniyle alacak ve tazminat istemine ilişkin olup mahkemece asıl davada ve ıslah yoluyla açılan davada istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Asıl davada haksız fesih nedeniyle uğranılan kâr kaybı dahil 7.000,00 TL’nin tahsili istenmiş, 09.11.2007’de verilen dilekçede davanın 10.000,00 TL’lik bölümünün yoksun kalınan kâr için talep edildiği açıklanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemece hüküm altına alınan miktar içerisinde yoksun kalınan kâra yer verilmemiş, davacı da bu hususu temyiz etmemiştir. Bu durumda; asıl davanın 10.000,00 TL’lik bölümünün reddine karar verilmesi gerekirken tamamının kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan, dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığı için asıl davada hükmedilecek miktara asıl dava, ıslah yoluyla açılan davadaki miktar içinse ıslah harcının yatırıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken tüm alacağa asıl davanın açıldığı tarihten itibaren faiz uygulanması da yerinde olmamış, kararın belirtilen sebeplerle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 28.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.