Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/4701 E. 2010/5979 K. 03.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4701
KARAR NO : 2010/5979
KARAR TARİHİ : 03.11.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici bakiye iş bedelinin tahsili için icra takibi başlatmış, davalı iş sahibinin itirazı üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece verilen ret kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici kalan iş bedeli alacağının tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki itirazın iptâli davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucu davacının davasına konu yaptığı bakiye iş bedeli isteğinin yerinde olduğu saptanmışsa da mahkemece işin geç teslim edildiği için davalı iş sahibinin doğan cezaî şart alacağının talep edilen miktara eşit olduğu gerekçesiyle davacının herhangi bir alacağının kalmadığı kabul edilerek ret kararı verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin gecikme cezasını düzenleyen 6. maddesinde yüklenicinin gecikmesi halinde gecikilen hergün için %1 tutarında gecikme cezası kesileceği kararlaştırılmıştır. Belirtilen hükmün amacı sözleşmenin belirlenen zamanda ifa edilmemesi halinde ceza ödenmesi olmakla yanların BK’nın 158/II. maddesinde öngörülen ifaya ekli cezaî şart düzenledikleri açıktır. Ancak anılan cezaî şartın talep edilebilmesi için alacaklının gecikmiş ifayı kabul ederken ceza isteme hakkını saklı tuttuğunu belirten itirazî kaydını ileri sürmesi zorunludur. Somut olayda ise gecikmiş ifa 25.02.2008 tarihinde davalı iş sahibince itirazî kayıtsız kabul edilmiş bulunmaktadır. Bu itibarla davacı yüklenici alacağından cezaî şart tutarının mahsubu cihetine gidilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de gecikilen süreye karşılık gelen cezaî şart tutarı davacı alacağından daha az olduğu halde davanın tümüyle reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.