YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4916
KARAR NO : 2011/5079
KARAR TARİHİ : 13.09.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise, teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser, iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imal edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu sözkonusudur.
Borçlar Yasası’nın 360’ncı maddesinde eser ısmarlayanın kullanamayacağı veya hakkaniyete göre kabul etmesi beklenmeyecek derecede önemli ayıplı ya da başkaca akte aykırı olursa, iş sahibi eseri reddedebilir ve müteahhidin kusuru varsa tazminat isteyebilir. Ayıplar veya sözleşmeye aykırılıklar daha az önemli ise, iş sahibi ücretten eserin değer düşüklüğüne uygun bir indirme yapabilir veya müteahhide aşırı masrafı mucip olmadığı takdirde, eserin ücretsiz olarak düzeltilmesini ve kusur halinde tazminat verilmesini isteyebilir hükmüne yer verilmiştir.
Açıklanan olgular gözönünde bulundurularak dava konusu somut olaya dönülürse;
Davacı yüklenici şirket mensucat üzerine üretim yapmaktadır. Davalı iş sahibi davacı yükleniciden perdelik kumaş almıştır. Bu konuda 20.05.2006 tarihli sipariş formu ile 07.06.2006 tarihli proforma fatura düzenlenerek imzalanmıştır.
Davalının beğendiği perdelik kumaş sipariş olarak ve davalının isteği üzerine özel olarak üretilmiş 06.07.2006 ve 20.07.2006 tarihli faturalar da düzenlenerek sevk edilip teslim gerçekleşmiştir. İş bedeli toplamı 10.800,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. İmal edilen eserin bedeli ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Eldeki bu davada 10.800,00 TL iş bedelinin tahsili istenmiştir. Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sürecinde yanların gösterdikleri kanıtlar toplanmış tarafların defter ve kayıtları da gözetilerek dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış ve alınan rapor içeriği de benimsenerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Oysa davalı iş sahibi 11.06.2006 tarihli iade fatura ile davacıdan aldığı malların 7.493,77 TL’lik kısmını geri göndermiştir. Savunmasında bu malların yıkama sonucu aşırı derecede solduğunu ve perdelerin esneyip uzadığını bu haliyle eserin gizli ayıplı olup kabul edilemeyecek derecede bulunduğunu dile getirmiştir. Ne var ki mahkemece gizli ayıplı olduğu iddia edilen bu perdeler getirilip üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; gizli ayıplı olduğu iddia edilen ve iade edilen bu perdeler getirilip tayin edilecek uzman bilirkişi vasıtasıyla gerekli inceleme yaptırılarak işin gizli ayıplı olup olmadığı Borçlar Yasası’nın 360’ncı maddesi kapsamında eserin reddini gerektirecek derecede ayıplı olup olmadığı, değilse bedelden indirim veya eserin düzeltilmesinin mümkün bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak alınacak rapor ve elde edilecek sonuç dairesinde işlem yapmaktan ibaret olmalıdır.
Tüm bu yönler gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.