YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5315
KARAR NO : 2010/6633
KARAR TARİHİ : 01.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptâli davası, takip edilen alacağa ilişkin uyuşmazlık, İİK’nın 67. maddesi hükmü çerçevesinde ve takip talebine bağlı olarak mahkemece sonuçlandırılabilir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar oluşturulmuştur. Oysa, icra takibine dayanak alınan sözleşme ile dava dilekçesinde bildirilen sözleşmeler ayrı ayrı sözleşmeler olduğu gibi; bilirkişi tarafından verilen asıl ve ek raporlarda ise, cari hesap ilişkileri değerlendirilerek düzenlenmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve Anayasa’nın 141. maddelerine göre, mahkeme kararlarının gerekçe içermesi zorunludur. Çünkü, taraflar, ancak kararda gerekçe gösterilmesi halinde mahkeme hükmünün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi; Yargıtay denetimi de ancak kararın gerekçe içermesi halinde mümkün olabilir. Az yukarıda açıklandığı üzere; mahkeme kararı gerekçeden yoksun olduğu gibi denetime de elverişli değildir. Bu nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 01.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.