Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5330 E. 2010/6141 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5330
KARAR NO : 2010/6141
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine, takip konusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14529 Esas sayılı dosyasında davalının vâki itirazının kısmen iptâli ile takibin 2.844,05 TL asıl alacağı takip tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/14529 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacı şirket tarafından davalı hakkında adi takip yoluyla 13.10.2008 ve 28.07.2008 tarihli faturalar dayanak alınarak 5.077,34 TL onarım bedelinin tahsilinin istendiği, davalı vekilinin süresi içindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptâli davasınında bir yıllık yasal süresi içinde açılmış olduğu tespit olunmuştur. Davalıya ait … plaka sayılı Hyundai marka aracın arızalanması sebebiyle davacı şirketin istihdam ettiği personelinin yönetiminde servise getirilirken … plaka sayılı araçta 14.07.2008 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasarlandığı ve davacı şirket tarafından aracın onarımının yapılarak davalıya teslim olunduğu ve davacının mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirketinden 4.844,05 TL tutarında tahsil ettiği sigorta bedelinden 2.000,00 TL’nin davalı tarafından 28.10.2008 tarihinde davacıya ödenmiş bulunduğu çekişmesizdir.
29/8 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 104. maddesi uyarınca, davacı şirketin istihdam ettiği kimselerin kusurları sonucu davalının aracının hasarlanması durumunda davacı oluşan hasarı gidermekle ve davalının gerçekleşen zararını tazminle ödevlidir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 18.01.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da; Üsküdar 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/83 D.iş sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda da hasarlı sonuçlu trafik olayı sebebiyle davalının aracında oluşan hasar sonucu 2.000,00 TL değer kaybına uğradığı açıklanmıştır. Davacı şirket belirtilen hukuksal nedenle davalının bu maddi zararını da gidermekle yükümlüdür. O halde 2.844,05 TL onarım bedelinden 2.000,00 TL değer kaybının mahsubu halinde takip konusu alacağın 844,05 TL tutarındaki kısmı üzerinden davalının itirazının iptâline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru olmamıştır. Çünkü, mahsup, itiraz niteliğinde olup, mahkemece doğrudan gözetilir.
Diğer yandan davası kabul edilen takip konusu alacak üzerinden takip alacaklısı davacı yararına icra inkâr tazminatına mahkemece hükmedilebilmesi için İİK’nın 67. maddesinde öngörülen tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda alacağın davalı tarafından belirlenebilir yani likit olması zorunludur. Somut olayda davacı alacağı bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebilir olduğuna göre, likit değildir. Bu nedenle mahkemece davacı yararına %40 oranında icra inkâr tazminatına da hükmedilmiş olması doğru değildir.
İcra takibinde takip konusu alacağa reeskont faizi uygulanması istendiği halde; mahkemece, uygulanması gereken temerrüt faizinin niteliği açıklanmadan hüküm kurulması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.