Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5369 E. 2010/6140 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5369
KARAR NO : 2010/6140
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici iş bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine davalı iş sahibince itiraz edilmesi üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsilini istemiş, mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı yargılama sırasında Avukat … tarafından temsil edildiği halde karar başlığında bu vekilin adının yazılmaması maddi hata niteliğinde görülmüş olup, mahkemece bu hususun HUMK’nın 459. maddesi uyarınca mahallinde düzeltilebileceğinin tabiî bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici davalıya ait traktörün tamir ve bakımını yapmış ancak iş bedelinin ödenmemesi üzerine davalı iş sahibi aleyhine icra takibi başlatmış, itiraz üzerine de eldeki itirazın iptâli davasını açmıştır. Davacı iş bedeline ilişkin olarak düzenlediği 21.08.2008 gün ve 0046203 sıra numaralı faturasına dayanarak tamir ve bakım bedelinin 3.695,00 TL olduğunu iddia etmekte ise de davalı akdî ilişkiyi kabul etmekle beraber bu bedeli kabul etmemiş bulunmaktadır. Hal böyle olunca taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaması ve iş bedeli konusunda herhangi bir miktar üzerinde anlaşmaya varılamaması karşısında davacı alacağının BK’nın 366. maddesi uyarınca işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleri üzerinden uzman bir bilirkişiye hesaplattırılması ve bulunacak bedel üzerinden bir hükme varılması yerine eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yine iş bedeli konusunda uyuşmazlık bulunduğu ve alacağın bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilebileceği dikkate alınarak takip konusu bedelin likid nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmadığı gibi kabule göre de dava sadece asıl alacağa yönelik itirazın iptâli hususunda açıldığı halde yalnızca asıl alacağa yapılan itirazın iptâline karar verilmesi yerine takip konusu işlemiş faizi de kapsayacak şekilde itirazın iptâline ve takibin devamına karar verilmesi de doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.