Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5451 E. 2010/5183 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5451
KARAR NO : 2010/5183
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, davalı yükleniciye yaptırılan PVC cam ve mermer imalâtına ilişkin ayıplı imalât nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olup, Tüketiciyi Koruma Kanunu’na dayalı olarak açılmış Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Tüketici Mahkemesi sıfatıyla baktığı davada, dava değeri 3.674,52 TL olduğundan bahisle Trabzon Sulh Hukuk Mahkemesi’nce görevsizlik kararı verilmiştir.
Trabzon 2. Sulh Hukuk Mahkemesi temyize konu kararında, davayı Tüketici Koruma Kanunu’ndan kaynaklanan ihtilâf olarak değerlendirmiş ve hüküm kısmında davanın mahiyeti gereği harç alınmasına yer olmadığını belirtmiş olmakla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla baktığı anlaşılmış, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden dolayı oluşan alacağın tahsiline ilişkindir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 3/e maddesinde tüketici, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Bir başka deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı yasa kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır. Buna göre istisna sözleşmesinden doğan ilişkileri de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E., 2003/102 K. sayılı kararında bu husus belirtilmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından, davacıya yatırması gereken harç yatırtılarak davaya Sulh Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, davanın Tüketiciyi Koruma Kanunu’ndan kaynaklandığı kabul edilerek davanın sonuçlandırılması ve davanın mahiyeti gereği harç alınmasına yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.