YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5483
KARAR NO : 2011/7490
KARAR TARİHİ : 14.12.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R –
Dava, İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup; iş bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine, takip borçlusu davalının vaki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
… 9. İcra Müdürlüğü’nün 2008/5813 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı … tarafından davalı ve takip borçlusu davalı şirket hakkında adi takip yoluyla başlatılan icra takibinde; 12.07.2007 tarih ve 021809 numaralı fatura dayanak alınarak, 12.154,00 TL asıl alacak ve 2.292,21 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği ve takip borçlusunun süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi, itirazın iptâli davasının bir yıllık süresi içersinde açıldığı saptanmıştır.Davacı takibe ve davaya dayanak aldığı faturada gösterilen basım işlerini yaptığını ileri sürmüş; davalı taraf ise, yanlar arasında akdî ilişki kurulmadığını ve işlerin dava dışı …’a yaptırılarak ondan teslim alındığını ve iş bedelinin de …’a ödendiğini savunarak; akdî ilişkinin varlığını inkâr etmiştir. Gerçekten de, dosya kapsamına, sunulan tüm deliller ve bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; yanlar arasında eser sözleşmesi niteliğinde bir sözleşmenin yapılmış olduğunu kanıtlayacak nitelikte davacı tarafça sunulan yasal delil bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 1/2 maddesi hükmünün yollaması ile 1086 Sayılı HUMK’nın 288 ve izleyen maddeleri hükümleri gereğince, uyuşmazlığın değeri itibariyle, yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş olduğunu davacının, yasal ve yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Az yukarıda açıklandığı üzere; davacı yanca yazılı delil sunulmamıştır. Ancak dava dilekçesinde “yasal delil” kapsamında “yemin” deliline dayanılmış olduğundan mahkemece, akdî ilişkinin varlığının kanıtlanması amacıyla davalıya yemin önerme hakkının bulunduğunun hatırlatılması gerekir. Buna göre, davacı tarafından önerilen yeminin davalı yanca eda edilip edilmemesi işlemi sonucunda, taraflar arasında akdî ilişkinin kurulmuş olduğunun kanıtlanmış olması, takip ve davaya dayanak alınan fatura, davalıya tebliğ edilmiş ve TTK’nın 23. maddesi gereğince sekiz gün içinde davalı tarafça itiraz edilmemiş olması durumunda, fatura kapsamındaki iş bedeli tutarı kesinleşmiş olacağından fatura tutarındaki asıl alacak tutarı üzerinden itirazın iptâline; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine; asıl alacağa takip tarihinden itibaren geçerli olarak ve değişen oranlar da gözetilmek suretiyle %27 oranını aşmamak üzere, avans faizi uygulanmasına; akdî ilişkinin varlığı kanıtlanamaz ise, davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kabulün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.