Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5639 E. 2011/2378 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5639
KARAR NO : 2011/2378
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava 2001/2862 Sayılı Kararname uyarınca fiyat farkı ödenmesi gerekmediği halde değerlendirme hatası sonucu yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin davanın reddine dair verdiği 02.05.2006 gün 2003/427E., 2006/126 K. sayılı ilk kararın davalı vekilince temyizi üzerine Daire’mizin 13.12.2007 tarih 2006/6579 Esas 2007/8083 Karar sayılı ilâmı ile yerel mahkeme kararı bozulmuş, davacı vekilinin tashihi karar istemi de reddedilmiştir. Dairemiz bozma ilâmında özet olarak; 1988/13181 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının sözleşme eki olmadığı, yanlar arasındaki sözleşmenin 27. maddesinde eskalasyon fiyat farkı dışında herhangi bir fiyat farkı ve ek bedel ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, buna göre kararnamenin uygulanmasının mutlak olmayıp uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının olayın özelliğine bakılarak hakim tarafından karar verileceği belirtilerek işin nevi, zorluk derecesi, mahiyetini etkileyecek unsurlar, fiyat farkı verilmemesi halinde işin baliğ olacağı miktar, işin süresi gibi hakkaniyetin takdirine yeterli diğer bulguların bilirkişilere açıklattırılıp davalının yapıp teslim ettiği iş nedeniyle aldığı bedel ile alacağı bedelin karşılaştırılması yapılarak yüklenicinin fiyat farkına hak kazanıp kazanmayacağının TMK’nın 2. maddesi de gözetilerek belirlenmesi ve davanın buna göre sonuçlandırılması gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulî kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca araştırma yapılması zorunlu hale gelmiştir.
Bu durumda mahkemece bozma ilâmında da belirtildiği gibi bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla, işin nevi, zorluk derecesi, mahiyetini etkileyecek unsurlar ihalenin 26.06.2001, sözleşmenin 04.07.2001 tarihli ve Şubat 2001 ekonomik dalgalanmasından sonra oluşu da gözönünde tutularak fiyat farkı verilmemesi halinde işin baliğ olacağı miktar, işin süresi gibi hakkaniyetin takdirine yeterli diğer bulgular hesaplattırılıp açıklattırıldıktan sonra davalının yaptığı iş nedeniyle aldığı bedel ve alacağı bedelin mukayesesi yapılmak suretiyle davalının fiyat farkına hak kazanıp kazanmayacağının TMK’nın 2. maddesi de göz önünde tutularak belirlenmesi ve buna göre davanın sonuçlandırılması gerekirken usulî kazanılmış hak ilkesi gözden kaçırılarak bozma ilâmında belirtilen şekilde araştırmayı içermeyen eksik incelemeye dayalı bilirkişi ek raporuna itibar edilmek suretiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.04.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
Hükme esas alınan 06.05.2009 tarihli bilirkişi kurulu raporunda fiyat farkına esas alınan hakedişlerin 2001/7, 8 ve 9. aylarda yapılan imalâtlara ilişkin 04.10.2001 tarihli 1 nolu hakediş ile 2001/10, 11 ve 12. aylarda yapılan imalâtlara ilişkin 28.12.2001 tarihli 2 nolu
hakediş olduğu, bu hakedişlere konu imalâtların temel kazısı, hafriyat ve temel elamanlarından (demir, çimento, beton, nakliye ve işçilikten) oluştuğu ve en önemli maliyet unsurunun malzeme olduğu belirtilerek ekonomik krizin başladığı 2001 yılı Mart ayı başından imalatın yapıldığı tarihlere kadar demir, çimento ve akaryakıt fiyatlarında meydana gelen artışlar ile inşaat girdileri üzerinde doğrudan etkisi olan toptan eşya fiyat endeksleri (TEFE) ve USD kurundaki artışlar resmi verilere dayanılarak incelenmiş, neticede 2001/2862 sayılı Kararname ile davalıya ödenen fiyat farkının malzeme fiyatlarında yaşanan artıştan fazla olmadığı, malzeme fiyatlarındaki artışın işin devamını güçleştirecek nitelikte olup davalının 2001/2862 sayılı Kararnameden yararlandırılmasının işin gereklerine, dürüstlük ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı belediyenin bilirkişi kurulu raporuna yönelik itirazları da 12.10.2009 tarihli ek raporda incelenip değerlendirilerek yerinde bulunmamıştır. Sözü edilen rapor ve ek rapor, münderecatı itibarıyla bozma nedenlerini karşılar nitelikte olup hüküm tesisi için yeterli ve elverişlidir. Mahkemece bilirkişi görüşü doğrultusunda davalı şirketin kararname fiyat farkına hak kazandığının kabul edilerek açılan istirdat davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yüklenicinin sözleşmeyi imzaladığı tarihteki fiyat artışlarına razı olması bundan sonra oluşan artışları da kabul ettiği anlamına gelmez, işin ihalesindeki fiyatların katlanılmaz derecede arttığı ortadadır. Mahkemece alınan tüm raporlarda da bu husus doğrultusunda açıklamalar yapılmıştır. Yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kararın onanması gerektiğinden sayın çoğunluğun eksik incelemeye dayalı bozma kararına iştirak edilmemiştir.