YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5709
KARAR NO : 2011/6587
KARAR TARİHİ : 15.11.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup davada bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının ödetilmesi istenmiş, mahkemece kısmen kabule dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemesince davalı yanca davacıya yapılan ödemelerden 13.000,00 TL’nin 06.11.2006 tarihinde davalı yana EFT yolu ile iade edildiği kabul edilerek ödemeler toplamına dahil edilmemiştir. Oysa dosya kapsamında mevcut 06.11.2006 tarih ve …fiş numaralı Vakıfbank İnternet Şubesi’nin dekontu altında yer alan “EFT sorgu no:7440527” işaretli açıklamada 13.000,00 TL’nin açıkça davalı kooperatife değil …e iade edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 13.000,00 TL’nin de ödeme tutarlarının toplamına ilave edilerek kalan miktar üzerinden bir karar verilmesi yerine, aksine bir delil olmadığı halde kooperatif başkanı …in kooperatife verilmek üzere bu parayı aldığının kabulü doğru olmamıştır.
Bunun yanında davalı vekilince dosyaya ibraz edilen 05.03.2010 havale tarihli dilekçede, SSK … Sigorta İl Müdürlüğü’nün 14.04.2008 gün ve 041739 sayılı yazısı üzerine davacının ödemesi gereken sirgorta primlerini de kendilerinin ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek mahsup istediği görülmüştür. Mahsup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen dikkate alınmak zorundadır. Şu halde
taraflar arasındaki 06.07.2006 tarihinde düzenlendiği çekişme konusu olmayan sözleşme ve tüm eklerinin getirtilerek dava konusu iş nedeni ile ödenmesi gereken sigorta prim borçlarının hangi tarafa ait olduğu saptanarak sigorta prim borçlarının davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde davalı vekilinin davacının yaptığı iş nedeniyle ödedikleri prim borçlarını gösterir kanıtları ibraz için imkân tanınmalı, gerektiğinde ileri sürülen ödemeler SSK … Sigorta İl Müdürlüğü’ne sorularak denetlenmeli ve varsa davacı yerine yapılmış prim ödemeleri tutarının da davacı alacağından mahsubu ile sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken anılan hususun da nazara alınmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Sözleşmeden kaynaklanan alacaklara taraflarca kararlaştırılmışsa kesin vade gününden, aksi takdirde borçlunun BK’nın 101. maddesine uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise taraflarca borcun ödeneceği gün hakkında kesin vade kararlaştırılmadığı gibi borçlu BK’nın 101. maddesine uygun şekilde takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediği için icra takibine konu işlemiş faiz isteminin tümüyle reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Son olarak İİK’nın 67. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likid nitelikte olduğunun saptanması gerekir. Mevcut ihtilâfta borçlu takibe yaptığı itirazında tamamıyla haksız olmadığı gibi, alacak yargılama sırasında bilirkişi incelemesi ile saptanabildiği için likid nitelikte de değildir. Bu itibarla davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de yanlış olmuştur.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.