Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5813 E. 2011/6752 K. 23.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5813
KARAR NO : 2011/6752
KARAR TARİHİ : 23.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava ve karşı dava alacak istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı şirket temsilcisi …ın imzasını taşıyan 09.04.2007 tarihli borç ve alacak hesabı yapan dilekçede, …’daki yazlık için yapıldığı iddia olunan ön cephe korkuluk ve kapı bedeli olarak 2.500,00 TL hesaplamaya dahil edilmiştir. Davacı ve karşı davanın davalısı … …’daki yazlıkta yapıldığı iddia edilen ön cephe korkuluk ve kapı yönünden akdi ilişkiyi inkâr etmiş, bu imalâtları başka bir şirkete yaptırdığını savunmuştur. Akdi ilişki davacı … tarafından inkâr edildiğine göre, ispat yükümlülüğü bu imalâtları yaptığını iddia eden karşı davacı şirkete aittir. Bu konuda karşı davacı şirket tarafından yazılı bir sözleşme ibraz edilip akdi ilişki kanıtlanamamıştır. Ancak yargılama sırasında dinlenen şirket tanıkları her iki şirketin birbirinin devamı olduğunu söylemişlerdir. Mahkemece bu konuda Ticaret Sicil Memurluğundan herhangi bir araştırma yapılmamış, tarafların beyanları da alınmamıştır. Gerekli araştırma yapılmadan ve beyanlar alınmadan …’daki yazlıktaki imalâtların karşı davacı şirket tarafından yapıldığının kabulü doğru olmamıştır. Bu konuda yukarıda açıklandığı şekilde araştırma yapılıp beyanlar alınmalı, bunun sonucunda şirketlerin birbirinin devamı olmadığı sonucuna varılırsa, karşı davacı şirket vekili karşı dava dilekçesinde “yasal kanıtlar” ibaresini de kullanmış olduğundan, akdi ilişkinin varlığı konusunda …’e yemin teklif etme hakkının bulunduğu hatırlatılmalı, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulmalıdır.
3-Taraflar karşılıklı olarak açtıkları davalarda alacak isteminde bulunmuşlardır.

Tarafların ayrı davaları bulunması halinde mahsup yapılarak hüküm kurulması mümkün değildir. Mahkemece tarafların ayrı alacak davaları olduğu dikkate alınarak mahsup yapılmaksızın her iki dava hakkında ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekkmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazların reddine, 2 ve 3. bentler uyarınca kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.