Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/5940 E. 2011/7018 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5940
KARAR NO : 2011/7018
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulü ile 11.350,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında Antalya 13. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 18.04.2008 tarih ve 11107 yevmiye numaralı ve “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” yapılmıştır. Bu sözleşme, BK’nın 355. maddesi hükmünde tanımı yapılan eser sözleşmesinin bir türü olan, karşılıklı haklar sağlayan ve borçlar yükleyen çift tipli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesidir. Bu sözleşmeyi davacı yüklenici; davalı ise arsa sahibi sıfatlarıyla imzalamışlardır. Yüklenici, davalının kayden maliki bulunduğu Antalya İli Merkez İlçesi Demircikara Mahallesinde bulunan ve tapunun 5764 ada ve 31 parsel numarasında kayıtlı olan arsasına, sözleşmede öngörülen koşullarla inşaat yapmayı yüklenmiştir. Sözleşmenin şartları bölümünün 1. maddesi gereğince, tüm bina çıkımı karkasın bitiminde zemin arka kuzey-doğu dairenin; 2. maddesi hükmü gereğince de, banyo, mutfak pencereleri, elektrik ve su tesisatı, yer karoları ve parkesi bitiminde (2+1) orta kuzey-batı dairelerinin arsa sahibi tarafından yükleniciye temliki gerekirken, kayden temlik olunmaması sebepleriyle menfi zararın gerçekleştiği ileri sürülerek; 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili dava edilmiştir. Yargılama sırasında; dava dilekçesinde yer almadığı halde, davacı vekilinin 25.02.2010 tarihli dilekçesinde sözleşme şartlarında yazılı olan giriş kat için 400.00 TL kira, orta kat için 550,00 TL ve dubleks daire için de 650,00 TL cezai şartın tahsili istenmiş, mahkemece eksik harcın tamamlanmasına karar verilmesi üzerine 03.06.2010 tarihinde kira ve gecikme tazminatı ile ilgili harç yatırılmıştır.

Gerçekten de az yukarıda belirtildiği üzere; yanlar arasındaki sözleşmenin 1. ve 2. maddeleri hükümlerinde gösterilen aşamada davacı yükleniciye verilmesi gereken bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının kayden temliki gerekir ise de; arsa sahibi davalı, öncelikli ediminin ifası için 19.11.2008 tarihinden önce davacı tarafından borçlu temerrüdüne düşürülmemiştir. Belirtilen iki bağımsız bölümün tapu kaydının kayden temliki için davacı tarafından gönderilen 07.11.2008 günlü ihtarname 11.11.2008 tarihinde tebliğ olunmuş ve verilen 7 günlük sürenin ilavesiyle de 19.11.2008 tarihinden sonra sözü edilen bağımsız bölümlerin kayden temlikini isteme hakkı doğmuştur. Davalı da 15.12.2008 tarihinde sözü edilen iki dairenin davacıya kayden intikâlini sağlamıştır.
Davada menfi zarar istenmiş ise de; yanlar arasındaki arsa payı inşaat sözleşmesi yürürlükte bulunduğundan ve sözleşmede aksine bir düzenleme olmadığından davacı tarafın menfi zararının davalıdan tahsilini isteme hakkı bulunmamaktadır. Menfi zarar, sözleşmenin uygulanacağına güvenilerek ve yapılan mal varlığını eksilten harcama ve giderleri ile kaçırılan fırsattan doğan zarardır. Davacının talebinin, yapılan nitelendirme sonucu olumlu zarar olduğunun kabulü halinde dahi, BK’nın 96 ve 106. maddeleri hükümleri uyarınca kanıtlanmış maddi zarardan da söz edilemez. Soyut iddialarla gerçekleştiği ileri sürülen maddi zararın, varlığı kanıtlanmadığı halde; mahkemece, hükme yeterli olmayan bilirkişi raporu dayanak alınarak maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
HUMK’nın 74, HMK’nın 26. maddesi hükümleri gereğince, talepten fazlaya karar verilemeyeceği gibi; HUMK’nın 83 ve izleyen maddeleri hükümleri uyarınca, davanın tamamen ya da kısmen ıslahı işlemi yapılmadan mahkemece, kira tazminatı ile ceza koşulu alacağının tahsiline karar verilmesinde de isabet görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, davanın reddi yerine; mahkemece kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen sebeplerle davalı vekilin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.