YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5961
KARAR NO : 2010/6810
KARAR TARİHİ : 10.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.952,50 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalıların maliki bulundukları tavuk çiftliğinde davacı tarafından bir kısım inşaat işleri yapıldığını ve toplam 4.758,00 TL iş bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ve yapılan işin bedelinin ödenmemesi sebebiyle davacıya karşı sebepsiz zenginleşmiş olduklarını ileri sürerek davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, yanlar arasında bedeli uyuşmazlık konusu olan işin yapımına ilişkin sözleşme yapılmadığını ve dolayısıyla aralarında akdî ilişki kurulmadığını; davacı şirket ile dava dışı … arasında kurulan akdî ilişki sebebiyle işlerin yapıldığını, …ile davalılar arasında yapılan 22.09.2008 tarihli harici satış sözleşmesi yapılmış olması sebebiyle sözleşme konusu taşınmazlarda zeytinyağı fabrikası dönüştürme işleri yapılması için ona tadilat izni verildiğini ve davalıların haksız zenginleşmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında yazılı sözleşme yapılmadığı çekişmesizdir. Davada, Borçlar Kanunu’nun 61 ve izleyen maddeleri hükümlerine ve haksız iktisap kurallarına dayanılmış ve mahkemece davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğu kabul edilmiştir. Borçlar Kanunu’nun 61 ve izleyen maddeleri hükümlerinde, sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi hükmü gereğince, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına mal edinen kimse onu geri vermek zorundadır. Özellikle, geçerli bir neden olmaksızın veya gerçekleşmemiş veya sonradan ortadan kalkmış bir nedene dayanılarak alınmış olan bir şeyin geri verilmesi gerekir. Bu yasal nedenle, bir iktisap hukuksal bakımdan geçerli bir nedenden ileri gelmemişse, başka bir anlatımla geçerli bir hukuksal nedene dayanmıyorsa buna “haksız iktisap” denir. Somut olayda davalıların haksız iktisabından söz edilemez. Çünkü, yanlar arasında herhangi bir hukuksal nitelikte sözleşme yapılmadığı gibi; bedeli istenen işlerin davacı şirket ile dava dışı … arasında kurulan akdî ilişki sebebiyle yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, yanlar arasında eser sözleşmesinin yapılmış olduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesi gereğince davacı tarafından yazılı delille kanıtlanmamıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 289. maddesi gereğince, karşı tarafın açık onayı olmadıkça; 292. maddesi gereğince de “yazılı delil başlangıcı” niteliğinde bir delil olmadıkça eser sözleşmesinin yapılmış olduğu tanık deliliyle kanıtlanamaz. Bu sebeplerle, davada, mahkemece tanıkların bilgilerinin alınmış olması hukuksal sonuç doğurmayan gereksiz bir işlemdir.
Açıklanan hukuksal sebeplerle, davanın reddi gerekirken mahkemece, davacının yaptığı giderlerinin Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi gereğince davalılarca davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalılar yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 10.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.