YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6110
KARAR NO : 2011/2091
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Birleşen …/… Esas sayılı davada
Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle yapılan ödemelerin, sözleşme süresinde tahsis edilen dairenin kira tutarının ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılar, inşaatın yapılamaması ve sözleşmenin geçersiz olması durumunda yapılan ödemelerin iade edilmeyeceğinin davacı tarafından kabul edilmesi, ayrıca, tahsis olunan konutta davacının rızasıyla oturulması nedeniyle istemde bulunulamayacağından davanın reddini savunmuşlar, mahkemece savunma doğrultusunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 6/g maddesinde, imar durumu alınamaması sebebiyle sözleşmenin iptâl edilmesi halinde, …’in aldığı paraların iade edilemeyeceğine, 7/m maddesinde, aylık ödemeler tutarı dışında kalan ödemeler tutarının sözleşmenin geçersiz kaldığı tarih itibariyle borçlanılmış sayılacağının kabul edilmesine, davacı tarafından bu madde uyarınca nakdî ödeme yapıldığının kanıtlanamadığının bilirkişi raporuyla saptanmış olmasına, mahkeme heyetinin davacı tarafından reddine ilişkin istemin mahkemece reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmede, inşaat yapım süresince arsa sahiplerinden …’e daire tahsis edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamakla beraber davacının daire tahsis ettiği ve adı geçen davalı tarafından kullanıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Asıl ve birleşen davada, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle tahsis edilen bu dairenin kullanıldığı sürece kira bedeli ödenmesi istenilmiştir. Davacının bu isteminin sözleşmenin geçersiz bulunması karşısında sebepsiz zenginleşme hükümlerince iade olunacağı kabul edilmelidir. Zira, sözleşmenin ifa olunacağına güvenilerek yapılan tahsisatın geçersizlik sonucu beklenen yararın elde edilememiş olması nedeniyle davalı bakımından haksız zenginleşmeye neden olduğu ortadadır.
Mahkemenin bilirkişilerin görüşü ile bağlı olunarak, kendi isteğiyle tahsis ettiği gerekçesiyle kira isteminin reddi isabetsizdir. O halde mahkemece yapılması gereken iş; tahsis edilen dairenin adı geçen davalı tarafından kullanıldığı sürece istenebilecek kira tutarının bilirkişilerden ek rapor alınarak hesaplattırılması ve davalı …’ten tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Bu husus üzerinde durulmadan ve yasal dayanağı bulunmayan gerekçeyle kira isteminin reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı …’ten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.