Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/627 E. 2010/2348 K. 21.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/627
KARAR NO : 2010/2348
KARAR TARİHİ : 21.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, Öğrenci Yurdu Binası Yapım işinin 15.12.2004 tarihinde bitirilerek son hakediş raporunun idareye verildiği halde ödeme yapılmadığı, kesin hesapların kuruma intikâl ettirilmediğinin iddia edildiği, bu hususun doğru olmadığı belirtilerek şimdilik 150.000,00 TL’nin ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, kesin hesapların idareye 20.07.2005 tarihli dilekçe ekinde verildiğini, noksanlıkların düzeltilmesi için davacıya iade edildiğini, bilahare Rize Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü’nün koridoruna bırakılarak teslimin yapılmadığını, kesin hesapların Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesi uyarınca incelenerek davacıya tebliğ edileceğini, varsa bakiyesinin ödeneceğini, bu nedenle yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesine göre Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesindeki inceleme sırası dolmadan dava açıldığından davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 03.04.1999 tarihli Rize 1000 Kişilik Öğrenci Yurdu Binasının Yapımına ilişkin sözleşmenin 2. maddesinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin ekleri arasında kabul edilmiştir. İnşaatın 15.12.2004 tarihinde tamamlanarak geçici kabulün yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, kesin hesapların yapılması ve inceleme süresiyle ilgilidir. Davacı geçici kabulünün yapıldığı tarihte kesin hesapları idareye sunduğunu iddia etmişse de bu hususu kanıtlayabilmiş değildir. İdare elemanlarınca düzenlenen 26.10.2006 tarihli tutanakta kesin hesapların idareye verildiği ancak noksanlıkların ikmâli için yükleniciye iade edildiği, bilahare idarenin koridorlarına bırakmak suretiyle bir kısmı da 20.11.2006 tarihinde kargo ile olmak üzere idareye verildiği, şartname uyarınca hesapların inceleme süresi olan 6 ay dolmadan eldeki davanın açıldığı bilirkişi raporunda açıklanmış, mahkemece de rapora itibarla dava reddedilmiştir. Oysa, kesin hesaplarla ilgili alacak istemiyle dava açıldığına göre davacının kesin hesapla ilgili alacağının olup olmadığı mahkemece incelenerek davanın sonuçlandırılması gerekir. Şartnamede sözü edilen 6 aylık süre, idarenin kesin hesapları inceleme süresi olup yüklenicinin alacak davası açmasına ve bunun incelenmesine engel kabul edilemez. Nevar ki mahkemece karar verilmesinden sonra 02.10.2009 tarihinde onaylanan kesin hesapta yüklenici 1.945,00 TL alacaklı bulunmuş, davacı da gerek hakediş raporları üzerindeki imzalı beyanında, gerekse 17.12.2009 tarihli idareye verdiği dilekçesinde kesin hesap neticesinde saptanan bu alacağından feragat ettiğini bildirmiştir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, HUMK’nın 230 ve devamı maddeleri uyarınca davalıyı kesin hesap ve dilekçesi konusunda isticvap etmek, feragat ettiği anlaşıldığında davanın reddine karar vermek, aksi halde uyuşmazlığın esası incelenerek davayı sonuçlandırmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak davanın reddi doğru olmadığı gibi, alacağın muaccel olmadığından bahisle erken açılan davanın reddine, böylece davanın ön şart yokluğundan reddine karar verildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesi uyarınca maktu yerine nispî vekâlet ücretinin takdiri de doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.