Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/6315 E. 2011/5419 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6315
KARAR NO : 2011/5419
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, alacağın tahsili istemi ile açılmış, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yanlar arasında 10.02.2000 tarihli ve “ek sözleşme” başlıklı adî yazılı sözleşme yapılmıştır. Davacı, iş sahibi; davalı ise, yüklenicidir. Sözleşmenin 2. maddesinin son paragrafı; “Ancak kooperatifin 3679 parselde kanalizasyon, içme suyu ve diğer villaların dış cephe doğrama ve boya imalâtlarının tamamlandığında, yani villalarda iskana geçileceği tarihte …, …’in 3679 parseldeki 9 (Dokuz) bağımsız bölüm numaralı villasının örnek villaya uygun olarak pergole ve iç kapılarını yaptıracaktır” hükmünü içermektedir. Sözleşmenin bu hükmü, Borçlar Kanunu’nun 18. maddesi hükmü gereğince ve “amaca göre yorum” kuralı uyarınca, yorumlandığında; yüklenici tarafından, yüklenilen edimin ifasının 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 30. maddesi hükmünde düzenlenen “yapı kullanma izninin” alınması şartına bağlanmadığı açıklıkla anlaşılmaktadır. Çünkü, 3194 Sayılı Yasa’nın 30. maddesi hükmü gereğince, yapı kullanma izninin alınabilmesi için yapının, tamamen bitmesi ya da kısmen kullanılması mümkün kısımlarının tamamlanması gerekmektedir. Sözleşmedeki koşullar ise; dava dışı kooperatif tarafından villaların yapıldığı

3679 numaralı parseldeki villalara kanalizasyon, içme suyu sistemlerinin kurulması ile davacının villasının dışındaki diğer villaların dış cephe doğrama ve boya imalâtlarının tamamlanması ve dolayısıyla iskân edilebilecek yani oturulabilecek duruma getirilebilmesi koşulları olup; Borçlar Kanunu’nun 149. maddesi hükmünde düzenlenen “erteleyici koşul” niteliğinde bulunmaktadır. Sözleşmedeki bu koşulların birlikte gerçekleştirilmesi halinde, yüklenicinin edim borcu doğmakta ve bu borcun ifası yani yerine getirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, yerinde keşifle bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılmışsa da, yukarıda açıklanan hususlar incelenmemiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu sitenin binalarının oturma ruhsatının alınmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi, açıklanan hukuksal sebeplerle doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, yerinde bilirkişi kurulu aracılığıyla, yapılacak keşif ve inceleme ile yanlar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinin son paragrafında öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması; koşulların gerçekleşmesi durumunda ise; Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi hükmü gereğince, taleple de bağlı kalmak suretiyle pergole ve iç kapıların yapım bedellerinin hesabına ilişkin bilirkişi kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre uyuşmazlığın çözümlenmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.