Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/6415 E. 2010/6718 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6415
KARAR NO : 2010/6718
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 6183 Sayılı Yasa’nın 79. maddesi hükmüne göre açılmış olup; davacının davalı …’nin borçlusu … adlı şahsa borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kuşadası Belediyesi İcra Memurluğu’nca dava dışı …hakkında 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince başlatılan icra takibi sebebiyle, aynı Kanunun 79. maddesi hükmü uyarınca, davacı Bankanın Nazilli Şubesine 22.01.2009 tarihli haciz ihbarnamesini göndermiş ve 29.01.2009 tarihinde de tebliğ olunmuştur.
6183 Sayılı Yasa’nın 79/III. maddesi hükmünce öngörülen yedi günlük süre geçirildikten sonra Bankaca gönderilen 24.03.2009 tarihli cevap yazısı ile takip borçlusunun davacı Banka nezdinde hak ve alacaklarının bulunmadığı 25.03.2009 tarihinde Belediye Başkanlığı’na bildirilmiştir. 6183 Sayılı Yasa’nın 79/III. maddesi hükmü uyarınca, davacı Banka 7 günlük süresi içinde itiraz etmediğinden haciz ihbarnamesinde gösterilen borç, Bankanın zimmetinde sayılır. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde, haciz ihbarı yapılan üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibariyle amme borçlusuna borçlu olmadığını ispat etmek zorundadır (6183 sk.md. 79/IV). Somut olayda; üçüncü şahıs durumda olan davacı Banka, yasal delillerle, amme borçlusu şahısa haciz ihbarnamesinde gösterilen miktarda borçlu olmadığını kanıtlayabilme hakkına sahip bulunmaktadır. Bilindiği üzere, davacı ya da davacıların dava haklarına sahip olmaları yeterli değildir. Bundan başka, davanın açılmasında hukuki bir yararın bulunması da gerekir. Buna hukuki koruma ya da himaye ihtiyacı da denir. Davacı taraf 7 günlük itiraz süresini geçirdiğinden maddi hukuk uygulanarak amme borçlusuna borcunun bulunmadığının keşinleşen mahkeme kararına bağlanmasını istemekle hukuksal himayeye ihtiyacı olduğunu bildirmektedir. Bu sebeplerle uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken; mahkemece hukuksal olmayan gerekçe ile davanın usul yönünden reddine, karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.