YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6781
KARAR NO : 2011/5689
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı … vekili aşamalardaki savunmalarında, davacı yan ile aralarında akdî ilişki bulunmadığını ve inşaat yapılan arsanın da kendisine ait olmadığını ileri sürerek hakkındaki davanın reddini istemiştir. Gerçektende dosya kapsamında davacı ile davalı … arasında akdî ilişkiyi kanıtlayan yazılı sözleşme bulunmadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde belgede bulunmamaktadır. Davanın değeri de 17.023,00 TL’dir. HUMK’nın 288. maddesi hükmünce dava ve işin yapıldığı ileri sürülen tarih itibariyle dava edilen alacağın miktarına göre senetle ispatı zorunludur. Aynı Yasa’nın 289. maddesi gereğince senetle ispatı gereken hususlarda bu hal ve hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinletilebilir ise de davalının bu konuda açık muvafakatı alınmamıştır. Tanıkla ispatı mümkün olmamasına rağmen dinlenmiş olsa dahi tanık beyanı hükme esas alınamaz. Yine somut olayda HUMK’nın 293. maddesinde sayılan ve tanıkla ispata olanak sağlayan koşullar da bulunmamaktadır.
Bu durumda davacı alt yüklenici, davalı yüklenici … ile aralarında varlığını ileri sürdüğü eser sözleşmesini yazılı delille kanıtlayamadığı gibi yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmadığı ve tanıkla ispat koşulları gerçekleşmediği, ancak davacı dava dilekçesinde “sair kanıtlar” demek suretiyle yemin deliline de dayandığından, davacıya akdî ilişki konusunda davalı …’ya yemin yöneltme hakkının varlığı hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi yerine yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu davalı …’dan da tahsil kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.