YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/693
KARAR NO : 2010/3145
KARAR TARİHİ : 02.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, imalât bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici şirket ile davalılar işsahipleri arasında arsa satımı ve inşaat yapılması konularında 08.11.1997 tarihinde adî yazılı nitelikte sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmede arsanın satış bedeli yeralmadığı gibi, imalâtın ne şekilde hesaplanacağına ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Dosyada bulunan ve davalı işsahiplerine yapılan arsa satışı ve imalât bedeline ilişkin olduğu anlaşılan davalılar tarafından delil listesi ekinde dosyaya konulan 2 sayfalık listede, davalılara satılan iki adet arsanın bedelinin toplam 78.000 DM gösterildiği, bunun 76.811 DM’sinin 1998 yılı sonuna kadar ödendiğinin yazılı olduğu, aynı listede 26.01.1999 tarihinde yapılan 4.100 DM ödemenin de 1.100 DM’sinin arsa karşılığı olarak ödendiği notunun bulunduğu, bu şekilde arsa bedeli olan 78.000 DM’nin tamamının ödendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında 13.11.1998 tarihinde imzalanan adî yazılı nitelikteki ikinci sözleşmede davalılara satılan arsaların bedellerinin tamamen tahsil edildiği beyanı bulunmaktadır.
Bu durumda yukarıda belirtilen iki sayfalık listede yeralan 76.811 DM ile 4.100 DM’nin 1.100 DM’lik kısmının davalılar tarafından davacı şirkete arsa bedeli olarak ödendiği sonucuna varılmaktadır. Davalılar tarafından davacı yüklenici şirkete yapılan ve aynı listelerde yeralan daha sonraki ödemelerin imalât bedeline mahsuben yapıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki 08.11.1997 tarihli ilk sözleşmenin 5. maddesinde 1. yıl için toplam 21.000 DM ödeme yapılması kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki daha sonra imzalanan 13.11.1998 tarihli sözleşmenin içeriğinden 08.11.1997 tarihli ilk sözleşmenin iptâl edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 13.11.1998 tarihli sözleşmede imalât bedelinin yabancı para üzerinden hesaplanacağına ilişkin bir düzenleme yer almaması da dikkate alınarak, davacı yüklenici şirket tarafından yapılan imalâtın bedelinin Türk Lirası üzerinden hesaplanması zorunludur. Sözleşmede imalât bedeli yer almadığına göre, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca yüklenici şirket tarafından yapılan imalâtın bedelinin yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Mahkemece bu kurallara uygun olarak düzenlenmeyen Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, davacı yüklenici şirketin imalât bedeli ile davalılar tarafından imalât bedeline karşılık yapılan ödemelerin belirlenmesi için konunun uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyetle yerinde keşif yapılarak, Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca davacı yüklenici şirketin yaptığı imalâtın bedeli konusunda imalâtların yapıldığı yıl serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre rapor alınıp imalât bedeli belirlenmek, yukarıda açıklandığı şekilde davalıların arsa bedeli dışında imalât karşılığı olarak ödedikleri bedellerin, yabancı paraların ödendikleri tarihler itibariyle Türk Lirasına çevrilerek hesaplattırılmasından, bulunacak imalât bedelinden imalât için olan ödeme miktarı düşülerek sonucuna göre varsa davacı yüklenici şirketin imalât bedeli alacağının belirlenip sonucuna göre değerlendirme yapılıp, hüküm oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 02.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.