Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/694 E. 2010/3144 K. 02.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/694
KARAR NO : 2010/3144
KARAR TARİHİ : 02.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, alacak istemiyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı yüklenici şirket tarafından davalı iş sahibine satılan arsaların bedellerinin taraflar arasındaki 15.05.1997 tarihli sözleşmenin 4. maddesine göre hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmaması dikkate alınarak, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici şirket arsa bedelleri dışında imalât bedeli isteminde de bulunmuştur. Taraflar arasındaki 15.05.1997 tarihli sözleşmede imalât bedelinin ne şekilde hesaplanacağına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda Borçlar Kanununun 366. maddesi uyarınca imalât bedelinin imalâtın yapıldığı yıl serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması zorunludur.
Taraflar arasındaki 15.05.1997 tarihli sözleşmede yabancı paradan sözedilmemiştir. Davalı tarafından davacı yüklenici şirkete yapılan yabancı para cinsinden olan ödemelerin de, ödemenin yapıldığı tarih itibariyle Türk Lirasına çevrilmesi ve davalının ödeme miktarının bu şekilde hesaplanması gerekir.
Davacı yüklenici şirketin ödenmeyen alacağı mevcut ise yukarıda açıklanan yönteme göre hesaplanacak imalât bedeli ile daha önce 06.11.2006 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanmış olan arsa bedeli toplamından yukarıda açıklanan kurala uygun olarak hesaplanacak davalının yaptığı ödemeler toplamı düşülmek suretiyle sonuca varılması gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan imalât bedeli hesaplama yöntemine uygun olmayan ve davalı ödemelerini de yukarıda açıklanan kurala uygun şekilde hesaplamayan bilirkişi raporlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş, konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak heyetle yerinde keşif yapılarak, davacı yüklenici şirket tarafından yapılan imalâtın bedelinin Borçlar Kanununun 366. maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılmasından, bulunacak miktara 06.11.2006 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan 26.242,80 TL arsa bedeli eklenerek davacı alacağının bulunmasından, yabancı para cinsinden yapılan ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle Türk Lirası karşılıkları belirlenmek suretiyle davalı iş sahibinin tüm ödeme miktarının hesaplattırılmasından, bu miktar davacı alacağından düşülerek, davacı yüklenici şirketin ödenmeyen alacağı varsa, bu miktar belirlenip tahsil kararı verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacı yüklenici şirketten alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 02.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.